Menstrüel (âdet dönemi) migren ve tedavisi

Menstrüel (âdet dönemi) migren ve tedavisi

Toplumdaki migrenlilerin büyük bir bölümünü genç Ankara masaj salonu oluşturur. Bu kadınlarda en sık âdet dönemi migreni görülür. Baş ağrısı çoğunluğunda sadece âdet döneminde olur, bazıları aralarda da baş ağrısı yaşar. Âdet dö­nemindeki ataklar, aralarda olanlara oranla daha şiddetli, ilaca cevapsızdır. Migren atakları genellikle kanama başlamadan birkaç gün öncesinde olur, bir hafta öncesinde de başlayabilir. Bazılarında kanamanın başlaması ile migren atağı biter, bazılarında ise kanama süresince ya da sonraki günlerde de atak devam edebilir. Ağrı, kanama başlayınca ara verip kanama bitince yeniden başlayabilir. Migreni sadece kanama döneminde ya da kanama biti­minde olanlar da vardır.

“Regl kanamam için takvime bakmama gerek yok. Üç gün öncesinden şişiyorum, gergin ve sinirli oluyorum. Aynı zamanda şiddetli Masaj salonu Ankara ağrılarım başlıyor. Kanamam başlayınca baş ağrım bitiyor ve şişliğim de iniyor.”

“Regl öncesi bir hafta baş ağrılarım oluyor, regl olduğumda da devam ediyor, reglden sonra 4-5 gün daha sürüyor. Ayın yarısı bu şekilde geçiyor. Tam baş ağrım geçti derken yeniden ağrılı döneme giriyorum. Hamilelikte başım hiç ağrımadı. Çok mutluydum. Başım ağrımasın diye tekrar doğursam mı, diyorum.”

Âdet dönemi migreni genellikle ilk âdet kanamasıyla başlar. Bazen âdet kanamaları baştan beri sorunludur migren yirmili yaşlara doğru tabloya ek­lenir. Bazı hastalarda ise çocukluk yıllarına kadar gidebilen baş ağrıları vardır. Âdetle olan ilişkiyi sonradan fark edenler de olabilir. Bu kadınların hepsinde hormonal bir dengesizlik az ya da çok mevcuttur.

Âdet döneminde, hormonlardaki ani değişimler kadınlarda migrenin daha fazla olmasının nedeni olarak görülmektedir ama değildir. Aslında hormon­lardaki keskin değişim organizmayı etkileyerek -tıpkı açlık, lodos, şarap gibi— var olan migreni tetikler. Migreni kontrol etmek için hormonal dengesizliğin ve migrenin ortak olan nedenleri düzeltilmelidir.

Âdet dönemi migreni erken yaşlarda başladıysa hipofiz bezini etkileyen bozucu alanlar gözden geçirilmelidir. Yirmi yaş dişleri bu yaş grubunda en belirleyici bozucu alandır.

Bu hastalar hekime ileri yaşlarda başvurduğunda gerilim baş ağrısına ben­zer günlük hayatı engellemeyen baş ağrıları da tabloya eklenmiş olabilir. Ge­nellikle yirmi yaş dişleri çekilmiştir. Sonradan eklenmiş olan ameliyatlar (özel­likle masaj salonları Ankara olanlar), diş tedavileri gözden geçirilmelidir.

Tedavi sürecinde çok sık olan atakları azalıp sadece âdet dönemi ağrıları devam ederse diş sıkmanın tedavisiyle dişlerin kapanma dengesinde olan bo­zuklukların düzeltilmesi gerekir.

Doğum kontrol hapıyla başlayan migren öyküsü

Tedavi öncesi:

-   30 yaşındayım, 25 yaşına kadar başım hiç ağrımamıştı. 25 yaşımdan beri hemen her regl dönemimde başım ağrıyor. Korkunç bir ağrı, beni perişan ediyor. Çoğu zaman işe bile gidemiyorum.

-Peki 25 yaşında ne oldu? Hayatınızda ne değişti?

-Çalışmaya başlamıştım, işlerimyoğundu. Biliyorsunuz bankacılık stresli bir meslek. Onun dışında bir şey olmadı. Aynı yıl evlendim, çok da mutluydum.

-Baş ağrınız evlendikten sonra mı başladı?

-  Galiba… Ama evlilik beni zorlamadı ki, severek evlendim, eşim de çok anlayışlıydı. Balayından döndük, sonra regl oldum, ilk migren atağımı yaşadım.

-Nasıl korunuyordunuz? Doğum kontrol hapı kullandınız mı?

-Eşim korunuyordu. Doğum kontrol hapı kullanmadım.

-   Baş ağrınız başlamadan önceki yıllarda regl öncesi şiş­kinlik, sinirlilik, hassasiyet ve sancı olur muydu?

-  Evet, halen var. Hatta evlendikten sonra daha da arttı. Tüm vücudum şişiyor, sinirli oluyorum, kanamalarım sırasında hem başım ağrıyor, hem sancım oluyor. Bir de evlenince geçer, demişlerdi.

-    Doğum kontrol hapı, geciktirici gibi hormon hapı kullanmadığınızdan emin misiniz?

-  Bir defa evlenmeden önceki ayda kullandım. İlaç kullanmayı sevmediğim için bıraktım. Kullandım sayılmaz.

Tedavi sonrası:

“Migrenimi başlatan nedenin bir kez kullandığım doğum kontrol hapı olması beni çok şaşırttı. Ama daha öncesinde hormona! sorunum olmasa -regl sancılarım sorun olduğunun göstergesiymiş- bu durum gerçekleşmezmiş. En önemli neden yirmi yaş dişlerimmiş. Nöral terapi yapıldı, yirmiyaşdişlerim çekildi. Şimdi hem migrenimden hem de evlenince geçer dedikleri ama geçmeyen Ankara masözleri sancılarımdan kurtuldum. Başım ağrımıyor, anlamadan ve sıkıntı yaşamadan regl oluyorum. Bazen iyi ki migren olmuşum diyorum. Migrenimin tedavisini olurken yıllardır çektiğim regl sancılarım da düzeldi.”

Erken çocukluk döneminde yetersiz ilgi

Erken çocukluk döneminde yetersiz ilgi

Her geçen gün daha fazla araştırma, bebeklik döneminde bebeğe ve ihtiyaçlarına gösterilen ilginin, kişinin bütün ya­şamını etkileyen unsurlar olduğunu gösteriyor. Bir zamanlar bu durum sadece basit bir teori olarak algılanırdı. Oysa gü­nümüzde nörokimya alanından gelen araştırma sonuçlan bu teoriyi destekliyor.

Strese karşı gelişen tepki mekanizmalarımızın prensipleri ve nörokimya hakkında daha fazla bilgi edinmek için değer­li psikologlar Sue Gerhardt ve Steve Biddulph’un kitaplarına başvurabilirsiniz (bkz. Kaynaklar ve Okuma Önerileri). Bu­rada özedemek gerekirse: Bazı insanların “stres termostat- lan” oldukça yüksek bir dereceye ayarlı oluyor. Bu durumsa genellikle kişi, erken çocukluk dönemindeki ilgi ve beslen­me ihtiyaçları yeterli karşılanmamış, ihmalkâr ve tutarsız bir çevrede büyümek zorunda kalmış olduğunda ortaya çıkıyor. Erken çocukluk dönemindeki bu ilgi eksikliği, kişinin stresli durumlara aşın tepki vermesine neden oluyor.

Siz de böyle bir sorununuz olduğunu düşünüyorsanız, çare­sizliğe kapılmanıza hiç gerek yok. Her ne kadar bilim insanlan henüz bu “termostat”ın ayarlanyla nasıl oynanacağını bilmi­yorsa da, kınlganlığınızın farkında olmak, kendinizi korumanızı sağlayacaktır. Düzenli olarak rahadamak ve hayatınızdaki stres etkenlerini tanımlamak sizin için öncelik teşkil etmeli. Bu bö­lümdeki öneriler herkesten çok sizin için yararlı olabilir.

Travma

Travma, bir incinme ya da yaralanmadır; tehdit olarak algı­ladığınız bir şey ve kendinizi korumak için bu şeye verdiğiniz tepkidir. Bir travmanın sizi ne kadar etkileyeceği, sizin için ne anlama geldiği ve ne kadar ciddi olduğuyla ilintilidir. Örneğin, topluluk önünde konuşma yapmak bazıları için travmatik bir deneyimken, bazıları için ise heyecan verici bir fırsattır.

Ele aldığımız ilk etken (erken çocukluk döneminde yeter­siz ilgi) de bir nevi travma olarak tanımlanabilir. Fakat haya­tın tek bir dönemiyle (ve en kırılgan olan dönemiyle) ilgili olduğu için onu başka bir başlıkta ele aldım. Travmaysa, sa­dece bebeklik döneminde değil, hayatın her döneminde or­taya çıkabilir.

Travmanın sonunda travma sonrası stres bozukluğu (TSSB) görülebilir. Bu durum, kişi son derece olumsuz bir olay yaşadığında, örneğin birinin ölümüne ya da şiddete ma­ruz kaldığına tanık olduğunda ya da bu şiddete bizzat maruz kaldığında ortaya çıkabilir. TSSB görülen kişiler, sıklıkla bu­na neden olan olaya dair kâbuslar ve sahneler görmekten ya­kınır. Olanları düşünmekten kendilerini alamaz ve genellikle de uyku bozukluğu, odaklanma zorluğu yaşar ve hırçınlık gös­terirler.

Travmanın bu kadar dramatik olmamakla birlikte oldukça rahatsız edici başka bir sonucu da fobidir. Örneğin, kendisi­ni köpek ısıran biri, köpeklerden korkmaya başlayabilir. Bir defa asansörde kalmış biri, bundan sonra asansörden ve belki de bütün kapalı mekânlardan korkabilir.

Travma yaşayan insanlar iyileşebilir ve iyileşiyorlar da. Fa­kat genellikle bunun için bir bilenden yardım almaları gere­kir. Ancak travmayı atlattıktan sonra strese karşı daha duyarlı hale gelebilirler. Bu kişiler de, erken çocukluk dönemindeki ilgisizlikle ilintili sorunları olan kişiler gibi bu bölümden ol­dukça etkili bir şekilde yararlanabilirler.

Uyku Bozukluğu

Uyku Bozukluğu

Uykusuzluk; sağduyumuzu ve umudumuzu elimizden ala­bilecek tek işkencedir. Başka hiçbir problem bizi sağlıklı dü­şünmekten ve sağduyulu çözümler üretmekten bu kadar ciddi bir biçimde alıkoyamaz. Normal bir birey 24 saatinin çeyre­ğini ya da üçte birini Ankara Masaj yaparak, yani fikren ve fiziken yenile­nip ertesi gün sağlıklı düşünebilmek için hazırlanarak geçirir. Fakat ne yazık ki, birçoğumuz için bu kadar saati yenilenmeye ayırmak ancak bir lüks haline gelmiştir; yani artık bu bir ku­ral değil, istisna olmuştur. İşte ve evde, sürekli artan beklen­tilerle karşılaşıyoruz ve keşmekeşin tam ortasında olsak bile, her şeyi daha hızlı gerçekleştirmemiz gerektiği hissine kapı­lıyoruz. Bırakın uyumayı, biraz durup rahadamaya bile vakit kalmıyor.

Aslında, uyku bozukluğu o kadar yaygın ve huzursuzluk verici bir sorun ki, başlı başına bir ruhsal bozukluk kategori­si oluşturuyor. Fakat ben burada, özellikle bu kategoriye gi­ren, Masaj Ankara, hipersomnia ve uyku terörü gibi sorunlardan bahsetmeyeceğim. Bunlar ilginç konular olmasına rağmen pek sık rastlanan sorunlar değil. Yine de, bu bölümdeki ba­zı öneriler, bu tür sorunlardan muzdarip kişiler için bir hay­li yararlı olabilir.

Benim özellikle üzerinde duracağım konu, çok daha sık rasdanan, neredeyse herkesin hayatının bir döneminde yaşa­dığı bir uyku bozukluğu türü. Uyku bozukluğundan bahset­tiğimde, kastettiğim düzenli olarak uyku ihtiyacı hissedilmesine ve uyuma imkânı olmasına rağmen uyuyamamaktır.

Özellikle de yerleşmiş Ankara masaj salonları sorunlarına, yani üç haftadan uzun bir süredir boğuşmakta olduğunuz sorunlara odaklana­cağım. Bu tür vakalarda asıl problem, sorunun artık bir alış­kanlığa dönüşmüş olmasıdır. Yani rahatsızlık verici olmasına rağmen artık alışkanlığa dönüşmüş bir davranış haline geldi­ğinden, sıkıntının devam etmesidir.

Uyku bozukluklarıyla bağdaşan başlıca durumlardan söz ederek başlayacağım. Her bir durum, ciddiyeti açısından bü­yük ölçüde değişkenlik gösterebilir. O nedenle, örneğin Ankara masöz durumu kötü geçen bir günle ilgili olabileceği gibi, padak vermiş bir klinik depresyona bağlı da olabilir. Uyku bozukluğu, bütün ruhsal rahatsızlıkların ilk belirtilerinden bi­ridir, bu yüzden ancak bunu takiben başka sıkıntılar da ya­şıyor olduğunuzu gördüğünüz zaman durumun ciddiyetini anlayabilirsiniz.

Uyku bozukluğu ve ruhsal rahatsızlık bağlantısının en can sıkıcı noktası ise, bu ilişkinin bir kısır döngüye dönüşmesi­dir. Uykusuzluk arttıkça, mantıklı düşünmek ve sorunlarınız için çözüm üretmek zorlaşır. Bu durum sizi daha fazla strese sokar, dolayısıyla daha fazla uyku bozukluğu yaşamaya başlar­sınız. Bu yüzden, uyku sorunlarını olabildiğince erken çöz­mek gerekir.

Detoks amacı

Detoks amacı

Detoks amacıyla uygulanabilecek en iyi hafif egzersizler, yoga ve Tai Chi ile ilişkili Çin egzersizleri ve chi gung’u oluştu­ran gevşeme ve esneme hareketleridir. Kasları esnetmek, doku­lardaki kirli kanı dışarı pompalarken, arterlerden taze kanın içeri girmesine olanak sağlar. Bu hareketler, her zaman yumu­şak, yavaş, akıcı ve minimum eforla uygulandığı için dokularda laktik asit birikmesine yol açmaz, kalbi yormaz ve nefesi kes­mez. Esneme, aynı zamanda sinir ve enerji kanallarını açık ve aktif tutar ve lenf drenajını uyarır.

Günümüzde yoga hakkında yazılmış birçok iyi kitap bulu­nabileceği gibi, çok sayıda kalifiye yoga eğitmeni de vardır. Geleneksel Çin esneme ve gevşeme egzersizlerinin birkaç düzi­nesini, daha önceki kitaplarımda (Sağlığın Tao’su, Seks ve Uzun Yaşam, Üç Hâzineyi Korumak ve Eksiksiz Chi Gung Kılavuzu) resimlendirerek açıklamıştım. Bu kitapları okuyucuya referans göstermemin sebebi, bu egzersizleri uygulamadan önce chi gung’un temel hareketlerine ve nefes biçimlerine aşina olmanın ve birkaç kurala uymanın önemidir.

Eğer kendini tekrarlayan egzersizlerden hoşlanmıyorsanız, detoks sürecinde sıvılarınızın akıcı ve dokularınızın da güçlen­miş halde olabilmesi için, herhangi bir, yavaş ve hafif, kalbinizi yormayan, nefesinizi kesmeyen fakat aksine “suyu” hareket ettiren ve bedendeki “menteşeleri” çalıştıran egzersizi uygula­yabilirsiniz. Kumsalda uzun bir gezinti veya ormanda yürüyüş, bir yüzme havuzunda veya denizde yavaşça yüzme, bahçede çalışmak – bunların hepsi yavaş ve yumuşak bir biçimde yapıl­dığı sürece işe yarar. Eğer bir kanepe kuşuysanız veya bunları bile yapmayı reddediyorsanız, o zaman vücut sıvılarınızın ve kanınızın hareketini sağlamak üzere sağaltıcı masaj yapması için bir profesyonelden yardım alabilirsiniz.

Özet olarak: Kan, beden ve nefes, durmak ve hareketsiz kal­mak üzere değil, hareket etmek üzere tasarlanmıştır. Çok uzun süre hareketsiz kalan her şey canlılığım yitirir ve çürümeye baş­lar. O yüzden buradaki mesaj şudur: Her şeyi kaybetmeden önce hareket

Masaj Salonları Ankara D et oksun Temel Protokolleri

Masaj Salonları Ankara D et oksun Temel Protokolleri

Kirlilik hayatın temel gerçeklerinden biridir ve kimsenin ona karşı bağışıklığı yoktur. Ankara masaj vücudu, sindirim sisteminin ve metabolizmasının atıklarını kendi kendine doğal olarak temiz­leyebilecek şekilde tasarlanmış olsa bile, günümüzün modern hayatında sıkça karşılaştığımız kimyasal koruyucular ve böcek ilaçları, farmasötik ilaçlar, yapay yiyecekler ve benzerlerinin yarattığı ilave toksin yükü ile baş etmesi mümkün değildir. Bu içsel kirlilik hastalıkların, yıpranmanın ve kısalan ömrümüzün temel sebebidir.

Geleneksel Masaj Ankara tıbbının (GÇT) temel prensibi evrensel kutup­laşma kanunudur ve “büyük yin yang kuramı” olarak bilinir. İki bin seneden uzun bir süre önce yazılmış, önemli bir Çin tıp met­ni olan “Sarı İmparatorun Dahili Tıp Klasiği” nde belirtildiği gibi “eğer sıcak, (yang) ise, soğutmak (yin) gerekir; eğer boş (yin) ise, doldurmak (yang) gerekir.” Tüm geleneksel Çin tıp uygulamaları dinamik kutuplaşma prensibi üzerine kuruludur. Bunu, kan ve doku kirliliğine uyarlarsak, “eğer kirli (yang) ise, arındırmak (yin) gerekir. Eğer asidik (yang) ise, alkalik yapmak (yin) gerekir” diyebiliriz.

Ancak ne yazık ki, hayatın diğer ikilikleri gibi arınma işlemi de kirlenmek kadar kolay ve eğlenceli olmadığı için, birçok insan kişisel temizlenmenin önemini göz ardı eder veya buna gerek görmez. Detoks günlük hayatımızda vücudumuzu kirle­ten ve bizi mikroplara karşı savunmasız kılan toksinlere karşı en etkili savunmamızdır aslında.

Asitlerin atılımı

Herhangi bir Ankara masaj salonları programının ilk ve en önemli stratejisi, asidik kalıntıları hafif alkalik olan kan, lenf ve diğer vücut sıvı­larının içinden çıkartmaktır. Vücuttaki toksinlerin neredeyse tamamı asit formunu alır ve dolayısıyla kanın ve diğer vücut sıvılarının normal alkalik dengesini sağlamak için bunların nötrleştirilmesi ve vücuttan atılması gerekir. GÇT’de kan, lenf, safra ve diğer gerekli vücut sıvıları toplu olarak jing-yi (‘“hayati sıvılar”) diye adlandırılırlar ve jing-yi‘nin durumu, özellikle de kan dolaşımı, kişinin hastalık veya sağlığını belirleyen en önem­li faktör olarak kabul edilir.

Batı dünyasının sağlıklı ve uzun yaşam için tedavi edici Ankara masöz alanındaki en önemli yazarlardan biri olan VE. Irons, kan dolaşımının sağlık ve hastalık ile ilgili en önemli gösterge olduğu konusunda klasik Çin bakış açısıyla hemfikirdir. Irons’m belirttiği gibi, “kan vücuttaki her hücrenin gereksinimlerini kar- şüar. Hücreyi besler, yıpranmış bölümlerini yeniler ve aükları toplar”. Kirli kanın çok az besin taşıdığı ve atıklarla zaten doy­muş olduğu için hücresel atıkları alıp götürme görevini yerine getiremediği açıktır.

Aynı durum lenf sistemi için de geçerlidir. Vücudumuzda 600 – 700 lenf bezi ve hacim olarak kanımızın yaklaşık üç katı miktarında lenf sıvısı bulunur. Lenflerin temel görevlerinden biri de kandan ve dokulardan asitli artıkları temizlemektir, ancak eğer lenf asitler ile kirlenmişse, bu fonksiyonunu yerine getiremez. Asitler lenfin, lenf kanalları içindeki serbest akışını engellerler, kanı ve dokuları temizleme kapasitesini düşürür­ler.

Hangi detoks programını uygulamayı seçmiş olursanız olun, günde 2 -3 litre, tercihen alkalik su içmek, detoks işlemi sırasın­da dokulardan çıkan büyük miktardaki asitlerin ve diğer toksik atıkların seyreltilmesi, nötrleştirilmesi ve atılması için gerekli­dir. İnsan vücudunun yüzde 70′i sudan oluşur. Sistemi günlük olarak bol miktarda saf alkalik su ile doyurmak, atıkların kan ve dokulardan alınıp böbrekler, bağırsaklar ve cilt tarafından vücuttan çıkartılmasına yardım eder. Sonuç olarak, vücut doku­ları yıkanır ve tüm hayati sıvılar taze su ile yenilenir. Bu, araba­nızdaki kirli motor yağı, akü suyu, fren hidroliği ve şanzıman yağını değiştirmeye benzer. Kirli sıvılar temizlendiğinde tüm sistem daha efektif ve daha az toksik atık üreterek çalışır.

Doğru pH dengesini tekrar kurmak

Asitlerin yıkanıp atılmasını takip eden protokol, kan ve dokulardaki pH dengesinin tekrar kurulmasıdır. “pH” asit/ alkali dengesinin 1 (aşırı asidik) ve 14 (aşırı alkalik) arasındaki ölçekte kalibre edilmiş standart ölçüsüdür ve pH değeri 7 nötr­dür. Vücudumuzdaki tüm hayati sıvıların fonksiyonlarını en iyi şekilde yerine getirdikleri, kendilerine özgü pH düzeyleri var­dır. Mide sıvıları ve diğer birkaçı haricinde hayati sıvılarımızın ve dokularımızın birçoğu hafifçe alkaliktir. Örneğin kanın, aynı deniz suyununki gibi biraz alkalik olan pH değeri 7.3 ile 7.4 ara­sındadır. Eğer kanın pH değeri 7.1′in altına düşer veya 7.5′in üstüne çıkarsa, derhal dengesizlik semptomları kendini gösterir ve eğer çabuk düzeltilemezse ani ölüme sebep olur.

Tüm iç toksik oluşumlar vücutta bir asidoz durumuna sebep olur. Ardından da, kandaki yüksek asidik kalıntı düzeyi bağı­şıklık tepkisini engeller, metabolizmanın normal çalışmasını zorlaştırır, sindirimi ve özümsemeyi dizginler, bakteri ve man­tar kökenli enfeksiyonların gelişmesine yardımcı olur ve tüm diğer biyolojik bozukluklara ve hastalıklara yol açar. İnsan vücudundaki pH dengesinin önemi hakkında bir fikir vermesi açısından, bazı hayati organların normal çalışmasının pH düzeyleri ile bağlantısı şu şekildedir:

Kalp

İnsan kalbi saatte 130 litre kan pompalar. Eğer kan asidik atıklarla doymuş hale gelirse, bu asitler içinden geçerken kalp dokularına ciddi hasar verip aşamalı olarak kalp kaslarında bozulmalara sebep olabilirler. Dahası, normal kalp atışı ritmi alkalik ortama bağlıdır ve bu yüzden, kandaki aşırı asidik atık­lardan olumsuz biçimde etkilenir. Ayrıca asidik atıklar kanın oksijen taşıma kapasitesini ciddi biçimde azalttığı için, kalp asit­lerle doymuş haldeki kandan yeterli oksijeni alamaz.

Akciğerler

Doğru biçimde alman nefes ile belirlenen oksijen düzeyi, vücudun kandaki pH dengesini kontrol etme yöntemlerinden biridir. Doğru alman diyafram nefesi, akciğerlerdeki gaz alışve­rişini en yüksek düzeye çıkartarak kandaki karbondioksiti dışa­rı atarken, kam taze oksijen ile besler. Oksijen, kanda ve doku­lardaki alkalik ortamı desteklerken, karbondioksit asidoza kat­kıda bulunur. Eğer kanınızın asidik atıklarla aşırı yüklenmesine izin verirseniz, akciğerlerden yeterli oksijeni alıp taşıyamadığı için, vücudun pH düzeyinin alkalik olmasını sağlayamayacak ve dolayısıyla tüm doku ve hücrelerde kronik bir hipoksi ve ikiz kardeşi olan asidoz durumu oluşacaktır. Bu durum, mikroplara ve tümör oluşumuna davetiye çıkartır.

Karaciğer

Karaciğerin temel görevlerinden biri kandaki toksik atıkları süzmektir. Diğer bir işlevi ise, hayati fonksiyonların ve bağışık­lık sisteminin ihtiyaç duyduğu alkalik enzimlerin büyük bir bölümünü üretmektir. Eğer kan, yanlış beslenme alışkanlıkları, alkol, ilaçlar, stres hormonları ve diğer asit oluşumuna sebep olan faktörlerden kaynaklanan aşırı asidik kalıntılar ile sürekli kirletilirse, karaciğer zamanla asidik atıklarla fazla yüklenir ve bu toksik enkazla ciddi biçimde tıkanır. Bu, kandan asitleri süz­mesine engel olduğu için, vücut fazla asitleri doku kirliliği ve kireçlenmeye sebep olacak şekilde eklemlerde ve diğer dokular­da biriktirmeye başlar.

Böbrekler

Böbrekler de dakikada bir litre kan süzerek asitlerin atılma­sına yardımcı olurlar. Bu sonuçta, kanın pH’sının doğru alkalik düzeyde kalmasına yardımcı olur. Yanlış beslenme, farmasötik ilaçlar ve diğer yaşam tarzı faktörlerinden kaynaklanan kandaki aşırı asidik atıklar, böbreklerin kanı süzen hassas dokularını aşındırabilir. Ayrıca, bu atıklar böbrek taşı oluşumuna, mesane­nin ve idrar yolunun enfeksiyon kapmasına sebep olabilirler.

Detoks sırasında asidik kalıntılar atıldıktan sonra kan ve dokuların pH dengesini tekrar kazandırmanın, birbiriyle ilintili iki yolu vardır. Birinci yöntem alkalik yapma, diğeri ise oksijen­le beslemektir.

Alkalik yapma, alman besinlerin asit oluşturanlarından kaçı­nıp alkalik dengeyi destekleyenlerine yönelerek kolayca ve hız­lı bir biçimde sağlanabilir. En hızlı ve en efektif diyetsel alkalik yapıcı, havuç ve pancar suyu gibi taze sıkılmış çiğ sebze suları­dır. Gün içinde bolca saf alkalik su içmek de, kanı ve dokuları diyetsel olarak hızla alkalik yapmak için uygulanabilecek diğer bir yöntemdir.

Günümüzde kronik asidoza sebep olan ana faktörlerden biri de, özellikle kalsiyum ve magnezyum gibi gerekli alkalik mine­rallerin ve eser elementlerinin eksikliğidir. Kan ve dokulardaki pH dengesini düzgün kurabilmek için vücut, çok çeşitli mine­rallere ihtiyaç duyar. Örneğin, eğer kan şekerli gazlı meşrubat, tatlı ve diğer çöp yiyeceklerden kaynaklanan asitlerle sürekli karşı karşıya kalırsa ve kalsiyum alımı yetersizse, vücut otoma­tik olarak, rafine şekerli ürünlerin kanda sebep olduğu aşırı asit miktarını nötrleştirmek için kemiklerden ve dişlerden kalsiyum kullanır. Kalsiyum, vücuttaki en bol ve en güçlü alkalik yapma ajanıdır ve vücut, kan asitlerle fazla yüklendiğinde, doğru pH dengesini tekrar kurabilmek için kemiklerden ve dişlerden kal­siyum “ödünç” alır. Bu durum, zayıflatarak kemiklerde oste- oporoza[1] ve dişlerde de çürümeye sebep olur. Bu yüzden, kan­daki ve dokulardaki doğru pH dengesini sağlamak için gerekli minerallerin alımı kilit stratejidir ve en iyi diyetsel dengeli mine­ral kaynaklarından biri Kelt deniz tuzudur ve bu tuz, mutfakta pişen her türlü yemekte kullanılabileceği gibi, kapsamlı bir mineral desteği olarak bir bardak suda da eritilebilir. Kelt deniz tuzu, eski Kelt yöntemleri ile kirlenmemiş deniz kıyılarından elle toplanan ve güneşle, rüzgârla doğal olarak kurutulan, rafi­ne edilmemiş deniz tuzudur.

Oksijen beslemesi ise kanın pH dengesini yeniden kazandır­mak için kullanılan temel metotlardan bir olup, bunu gerçekleş­tirmenin en kolay yolu, nefes alırken üst göğüs yerine diyaframı kullanarak doğru nefes almayı öğrenmektir. Oksijen, kanda ve dokularda yeterli alkalik ortamı sağlamak için gereklidir. Asi- doz her zaman yetersiz oksijen ile ilgilidir ve dolayısıyla oksijen oranını artırmak asidozun panzehridir. Doğru nefes almayı öğrenmenin ve derin nefes alma egzersizlerinin yanı sıra, kanı­nızdaki ve dokularınızdaki oksijen miktarını, ozonla oksijenleş- miş su, bir bardak suya damlatılmış birkaç damla hidrojen peroksit, döteryum sülfat (“ESF”), iyonize alkalik mikro-küme- lenmiş su (mikro-su) ve oksijen sağlayan benzer ürünler ile artı­rabilirsiniz. Bu ürünleri bir sonraki bölümde daha yakından inceleyeceğiz.

 

[1]  Osteoporoz: Kemikte anormal porozite ve kırılganlığa yol açan kemik iliği ve kanalların genişlemesi -çn.

SPOR MASAJI

SPOR MASAJI
Klasik masaj dinlendirme, Ankara masaj ve spor masajı
olmak üzere üç alt grupta sınıflandırılır.
Çoğu insan için sporla masaj birbiriyle iç içe kavram¬lardır. Bu hüküm pek de haksız sayılmaz. Çünkü spor masaj ilişkisi masajın tarihi kadar eskiye dayanır.
Antik kaynaklar klasik olimpiyatlarda bugünkü sporcu sağlık ekibine benzer şekilde masör, hekim ve fizyoterapist¬lerin görev yaptıklarını göster¬mektedir. Hatta bazı hekimlerin “Masaj Ankara ‘nın kendi alanlarına girmesinden” yakındıkları kay¬dedilmiştir. 66
Öte yandan güreşçilerin “beden sanatçıları” olarak kabul gördüğü Hindistan’da Ankara masaj salonları, güreşin ayrılmaz bir parçasıdır. Pro¬fesyonel masörler çoğunlukla güreşçiler arasında çıkmaktadır.39
Spor masajı klasik masaj manipülasyonlarının sportif amaç¬lara dönük planlanmasıyla var olmuştur.
Spor masajında temel amaç performansı desteklemektir. Bununla beraber geçmiş dönemlerde ve hatta günümüzde de spor masajıyla ilgili beklentiler abartılmıştır.7
Ancak zamanla kavramlar yerli yerine oturmaya başlamıştır.
Örneğin spor bilimleriyle ilgili çalışmalar ısınma ve soğuma egzersizlerinin fizyolojik olarak masaja göre daha etkili olduğunu belirlemiştir. Ancak sportif motivasyon açısından masajın sporcu üzerindeki etkisinin benzersiz olduğu da kabul edilmektedir.

Şekil 12-1. Performansın fiziksel ve ruhsal boyutları vardır.

Sportif performansın hem fiziksel hem de ruhsal yeterlilikle ilişkili olması gerçeği hatırlanırsa; sporda masaja olan gereksinimin sürgit devam edeceği anlaşılacaktır.
XI. l. SPOR MASAJI
Spor masajı bazı yazarlarca daha rafine alt gruplara ayrıla¬rak tanımlanmıştır.
Bizim sınıflandırmamız da ise; hazırlık masajı, ara masajı ve aktivite sonrası masajı olarak üç devre halinde değerlendirile¬cektir.
Hazırlık Masajı
Sportif aktivite öncesi yapılan masajdır. Isınma masajı ola¬rak da isimlendirilebilir.
Sporda ısınma devresi, spor sakatlanmalarından korunma, performansı artırma ve motivasyon açısından önemlidir. Isınma fiziksel ve zihinsel bir süreçtir.
Sportif ısınmanın fiziksel anlamı vücut iç ısısının 1°C artı¬rılmasıdır.
Bu iki şekilde sağlanabilir.
• Aktif ısınma: Koşular, esnetme-gerdirmeler, sıçramalar gibi genel egzersizler ve branşa dönük özel egzersizlerle yapılır.
• Pasif ısınma: Çeşitli ısı kaynaklarıyla (enfraruj, sauna vb.) elde edilir.
Ankara masöz pasif ısınma yöntemleri içinde sayılmakla beraber zi¬hinsel, ruhsal yeterliliğe katkısı çok daha fazladır.
Antrenmanlarda ve maçlardaki hazırlık devreleri birbirinden farklıdır. Doğal olarak karşılaşmalar öncesinden deki motivasyon performans açısından çok daha önemlidir.
Şekil 12-2. Aktif ısınmanın yerini masaj dahil, hiç bir şey tutamaz.
Hazırlık devresi sporcunun gücünü ve yeteneklerini belli bir noktada yoğunlaştırmayı amaçlayan alıştırmalarını içerir. Fiziksel, ruhsal ve sosyal boyutları vardır. Bazen teşvik primleri, bazen ta¬raftar baskıları hatta bazen de metafizik ritüelleri içeren karmaşık bir süreçtir.
Hazırlık devresinde yapılacak spor masajıyla kaslara belirli bir uyarı verildiği doğrudur.
Ancak hazırlık masajının sağlayacağı uyarı ya da pasif ısın¬ma hiçbir zaman aktif ısınmanın yerini tutmaz.
Hazırlık masajıyla sporcu bir anlamda “sırtı sıvazlanarak”, sahaya sürülür. Sporcunun daha çok psikolojik hazırlığına katkı sağlar.
Özellikle futbolda aktivite öncesi masaj yaptırmanın nere¬deyse törensel bir boyutu vardır. Genç futbolcular açısından hazır¬lık masajı; profesyonelleşmenin, daha iyi oyuncu olmanın bir kanıtı olarak görülür. Bu bağlamda genç oyuncular daha sporcu kişilikleri oluşurken masajla ilgili geleneksel beklentilere sahip çıkarlar.
Günümüzde sporla ilgili birçok eski anlayış değişmektedir. Takım oyunlarında bile ortak antrenmanlar dışında bireysel ant¬renmanların gerekliliği ortaya çıkmıştır.
Spor masajı için de durum böyledir. Bir kısım sporcu için hazırlık masajı, maça hazırlanmanın tek yöntemi gibi görünse de ne derece yararlı olduğu tartışmalıdır.
Hazırlık masajının en belirgin özelliği kasları uyarıcı türde ve kısa süreli olmasıdır.

Şekil 12-3. Hazırlık masajında kassal uyarı için darbeiemeler yapılır.

Bu yanıyla dinlendirme masajından tamamen farklıdır. Ağır¬lıklı olarak sıvazlama ve darbeleme şeklindeki manipülasyonlar kullanılır. Yoğurma pek tercih edilmez ya da hafif yapılır.
Sporcunun gereksinimi göz önünde tutulur. Örneğin aşırı heyecanlı bir sporcuya kısa bir sırt masajının yararı olabilir.
Sıvazlamalar aktivite öncesinde nörotik sporcuları sakinleşti¬rir. Yoğurma ve darbelemeler ise şahin yapılı sporcuları kamçılar, uyarır.16

Şekil 12-4. Masajın motivasyona katkısı büyüktür.

Kayak gibi bazı branşlarda giysinin üzerinden de olsa bacak kaslarının rolling ve sıvazlama hareketleriyle uyarılması ve ısıtıl¬ması sağlanabilir.
Öte yandan hazırlık masajlarında ara madde olarak ısıtıcı pomatların sıkça kullanıldığı bilinmektedir. Ancak hiperemiye ne¬den olan ısıtıcı maddelerle yapılan hazırlık masajı bazı yazarlarca uygun bulunmamaktadır:16 “Masajın etkisinin kaslar üzerinde ola¬cağı düşünülmesine rağmen, derinin daha fazla etkilendiği açıktır. Derinin kan dolaşımının artması masaj sonrasında kızarıklıklar şeklinde gözlenir. Fizyolojik olarak derinin kan dolaşımının artması kaslardaki kan dolaşımının aleyhindedir. Hazırlık masajında üstelik ısıtıcı pomatlarla yapılan manipulasyonlar; kasların daha çok ihti¬yacı olduğu halde kanın deri dolaşımına katılması gibi olumsuz sonuçlara neden olur. (V.Krejci-P.Koch)”
Sonuç olarak hazırlık masajı daha çok motivasyona olan katkısı anımsanarak gerekli hallerde abartılmadan yapılır.
Hazırlık masajı tam vücut masajı şeklinde ve uzun süreli olarak yapılmaz.
Aktiviteden 20-30 dakika önce uygulanır ve ardından aktif ısınmaya geçilir. Masaj hiçbir zaman aktif ısınmanın yerini tu¬tamaz.

ÜST EKSTREMİTE MASAJI UYGULAMASI

ÜST EKSTREMİTE MASAJI UYGULAMASI

Partnerin Pozisyonu
Üst ekstremite masajı sırtüstü pozisyonda veya lokal uygu¬lamalarda oturur konumda yapılabilir.
Sırtüstü yatma pozisyonunda baş altında ince bir yastık var¬dır. Kol ve ön kol altına uzunlamasına bir yastık konulur. Alt tarafta diz altına rulo yastık konularak kas gerginliği azaltılır.
Masörün Pozisyonu
Masör, çalışılacak ekstremite tarafında; yüzü partnere dö¬nüktür olarak ayaktadır.

Partnerin ve masörün pozisyonu

Sol Üst Ekstremiteye Yapılacak Masaj İçin
• Üst ekstremiteye, genel öfloraj
Masörün sol eli altta ve sağ eli üstte olacak şekilde partnerin eli üzerine yani başlama noktasına yerleştirilir.
Bu şekilde derin öflorajla yukarıya doğru bütün ekstremite sıvazlanır. Omuza gelindiğinde sol el üste sağ el alta doğru yer değiştirerek yüzeysel öflorajla başlama noktasına dönülür.
3-5 tekrar yapılır.
Sol: Üst Ekstremite genel öflorajın da ellerin başlangıca dönüşü

X.3.1. Kol Masajı
Kol, omuzla dirsek arasındaki bölgedir.
• Kola bölgesel öfloraj
Başlangıç noktası dirsektir. Genel öflorajdan hemen sonra sol el altta ve sağ el üstte olmak üzere dirsek üzerinden başlanarak omuz üstüne kadar derin öflorajla çıkılır. Eller burada yer değiştire¬rek yüzeysel öflorajla dirseğe dönülür.
3-5 tekrar.

Sol: Kola bölgesel öfloraj dirsekten başlar

X.3.1.1. Göğüs Kası
• Öfloraj: Göğüs kası, M. Pectoralis Majör yelpaze şeklinde geniş bir kastır. Göğüs kemiğinden başlar; kol kemiğine yapışır. Bu nedenle öflorajı göğüs kemiğinden omuza doğru ve çift elle yapılır. Sol elle başlatılan sıvazlamayı sağ el izler. Eller birbiri peşi sıra sıvazlamayı sürdürür.
3-5 tekrar.
Göğüs kaslarına petrisaj
• Petrisaj: Kas başparmak ve diğer parmaklar arasında sıkıştırılarak petrisaj yapılır. Kasın yapısı geniş ise her iki elle uygu¬lanır.
3-5 tekrar.
• Diğer manipülasyonlar: Gerekli görülürse friksiyon, vib¬rasyon gibi hareketler uygulanır.
• Öfloraj: Sıvazlama çift el sıvazlamayla yinelenir.
3-5 tekrar.
X.3.1.2. Omuz Kası
Omuz bölgesinin kabarıklılığını yapan M. Deltoideus maniple
edilir.
• Öfloraj: Masör dirseği sol eliyle içten tutarak, tespit eder. Diğer elini “C” şeklinde kullanarak kasın yapışma yerinden başla¬mak üzere derin sıvazlamayla omuz üstüne çıkar. Geriye başlangıç noktasına yüzeysel öflorajla döner.
3-5 tekrar.
Sol: Kol arkası petrisaj X.3.1.4. Pazı Kası
Kolun iç kısmındaki iki başlı M. Biceps brachii’dir.
• Öfloraj: Bu kez sağ el dirseği dışardan tespit ederken; sol elle dirsek iç kısmından omuza doğru derin öfloraj yapılır. Yüzeysel öflorajla geri dönülür.
3-5 tekrar.
Sol: Pazı kası öfloraj
• Petrisaj: Sol elle tüm pazı yoğrularak yukarı doğru çıkılır ve yüzeysel öflorajla dirseğe doğru inilir.

Sol: Pazı kası petrisaj

• Diğer manipülasyonlar: Rolling, sallama, friksiyon ve vibrasyon tipi hareketler yapılabilir. Bununla beraber ayırma ve sıkıştırma gibi hareketler de uygulanabilir.
• Öfloraj: Sıvazlama ile pazı bölgesi hareketleri tamamlanır.
3-5 tekrar.
X.3.1.5. Dirsek
• Öfloraj: Her iki elin başparmağı dirsek kemiği çıkıntısının alt kısmına yerleştirilir. Buradan başlamak üzere dirseğin etrafı derin öflorajla dönülerek üst kısımda “çember” tamamlanır. Geriye yüzeysel öflorajla gelinir.
Aynı hareket tek elle, işaret ve başparmaklar ile de yapılabi¬lir.
3-5 tekrar.
• Petrisaj: Dirseğin alt kısmından başlamak üzere her iki elin başparmağı yukarı yönde dairesel hareketler uygular. Geriye yüzeysel öflorajla dönülür.
3-5 tekrar.
•Öfloraj: Tek ya da çift elle sıvazlanır.
Dirsek öfloraj
• Kola bölgesel öfloraj
Dirsekten başlayarak omuz üstüne kadar derin öfloraj yapılır. Yüzeysel öflorajla geri dönülerek kol bölgesi masajı tamamlanır.
3-5 tekrar.
X.3.2. Önkol Masajı
Önkol, dirsekle el bileği arasındaki bölgedir.
• Önkola bölgesel öfloraj
Sol el partnerin el bileği altında ve sağ el üstte olacak şekil¬de dirsek üstüne kadar derin öfloraj yapılır. Burada eller yer değişti¬rerek yüzeysel öflorajla başlama noktasına dönülür.
3-5 tekrar.
X.3.2.1. Önkol Dış Yanı
• Öfloraj: Sol el bileği tutarken sağ elle bileğin dış kısmın¬dan başlayarak dirseğe kadar derin öflorajla gidilir. Dönüşte yüzey¬sel öfloraj uygulanır.
3-5 tekrar.

Sol: Önkola bölgesel öfloraj, dönüş
Sol: Önkol dış yanı öfloraj

• Petrisaj: Sağ elle bilekten başlanarak dış kısımdaki ekstansor kasların tümü petrisajla kaplanır. Dirsekten aşağıya yü¬zeysel öflorajla dönülür.
3-5 tekrar.
• Öfloraj: Sıvazlama yinelenir.
3-5 tekrar.

Sol: Önkol dış yanı petrisaj

X.3.2.2. Önkol İç Yanı
• Öfloraj: Bu kez el bileği sağ elle tutulur. Sol el “C” şeklinde bilek iç kısmından başlayarak dirseğe doğru derin öfloraj yapılır. Başlangıç noktasına yüzeysel öflorajla inilir.
3-5 tekrar.
• Petrisaj: Önkol fleksör kaslarına sol elle yoğrulur. Dönüş yüzeysel öflorajladır.
3-5 tekrar.

Sol: Önkol iç yanı petrisaj

• Öfloraj: Bilekle dirsek arası sıvazlanır. 3-5 tekrar.

Sol: Önkola bölgesel öfloraj

• Önkola bölgesel öfloraj
Önkol masajı bölgesel öflorajla tamamlanır. 3-5 tekrar.

Ankara Masaj Sinirli bağırsakları için akupunktur karışık kanıtları

Ankara Masaj Sinirli bağırsakları için akupunktur karışık kanıtları

Akupunktur irritabl barsak sendromu hafifletmek yardımcı olmadığı konusunda araştırma bugüne kadar geçmiş klinik çalışmaların yeni bir inceleme göre, karışık bir çanta olmuştur.
Gastroenteroloji Ankara masaj yayınlanan incelemesi, bazı çalışmalarda, akupunktur irritabl barsak sendromu veya spastik kolon için bazı ilaçlar daha iyi çalışır gibiydi bulundu.
Ancak diğerlerinde, akupunktur karşılaştırma için kullanılan akupunktur bir “sahte” sürümünden daha iyi oldu.
“Bu incelemenin sonuçlarını yorumlamak zordur,” Tıp Fakültesi Maryland Üniversitesi Bütünleyici Tıp Merkezi baş araştırmacısı Masaj Ankara dedi.
Şimdilik, o “Ben delil şüpheli olduğunu düşünüyorum” dedi.
IBS karın krampları, şişkinlik tekrarlanan nöbetleri neden olan bir sindirim bozukluğudur ve ishal veya kabızlık ya. Bu kulağa benzer inflamatuvar barsak hastalığı farklıdır – ülseratif kolit ve Crohn hastalığı, kolon astar zarar iki daha ciddi sindirim bozuklukları için bir terimdir.
Birçok durumda, IBS kabızlık, laksatifler veya lif takviyeleri anti-ishal ilaç ya da birlikte, diyet değişiklikleri ile tedavi edilebilir.
Ama sert-to-tedavi IBS ile insanlar daha fazla gerekebilir. Kabızlık ile yardımcı olmak üzere kolon dinlenmek için sinirler üzerinde çalışır alosetronun (Lotronex), ve lubiprostone (Amitiza), – durum için birkaç ilaç vardır.
Ankara masaj salonları bazen de karın ağrısı ile yardımcı olabilir antispozmadikleri adlandırılan düşük doz antidepresanlar, anti-anksiyete ilaçları veya uyuşturucu, reçete.
Ama bu ilaçlar genellikle kendi etkinliği sınırlıdır ve yan etkileri olabilir.

SHRED tekniğinde 3 hafta

SHRED tekniğinde 3. hafta 2. gün

1.öğün

  • 1 bardak limonlu su (1 bardak sıcak veya soğuk suyun üzeri­ne yarım limonun suyunu sıkın. Arzu ederseniz 1/2 çay kaşığı Ankara masaj ekleyin, iyice karıştırıp için)
  • Aşağıdakilerden birini seçin. Seçiminiz 200 kaloriyi aşmamalı.
  • 1 meyveli smoothie 1 protein shake
  • atıştırma

 

100 kalori veya daha az

  1. öğün
  2.   atıştırma
  • Aşağıdakilerden birini seçin. Seçiminiz 200 kaloriyi aşmamalı.
  1. öğündekinden farklı bir şey seçmeye çalışın.1 protein shake
  2. 1 meyveli smoothie
  • 1 adet meyve veya 1 porsiyon yeşil yapraklı sebze
  • Aşağıdaki içeceklerden birini seçin:1 bardak limonata1 bardak Masaj Ankara su 1 bardak meyve suyu (konsantre değil)
  • 1 fincan şekersiz buzlu çay veya herhangi bir çay çeşidi 1 bardak az yağlı, yağı azaltılmış veya yağsız süt ya da tat­landırılmamış soya sütü ya da tatlandırılmamış badem sütü
  • Sınırsız saf su (mineralli veya değil)
  • 1 kutu 330 mİ. diyet gazoz

150 kalori veya daha az

  1.   öğün
  2.   atıştırma
  3.   öğün
  • Aşağıdakilerden birini seçin. Seçiminiz 200 kaloriyi aşmamalı.
  1. öğündekinden farklı bir şey seçmeye çalışın.1 protein Ankara masaj salonları
  2. 1 kâse çorba (patates, krema ve et yok), iyi seçenekler; sebze, mercimek, bezelye, domates çorbası vs. Sodyum içeriğine dikkat edin!
  3. 1 meyveli smoothie
  • 1 adet meyve veya 1 porsiyon yeşil yapraklı sebze
  • Aşağıdaki içeceklerden birini seçin. 2. öğündekinden farklı bir içecek seçin.1 bardak limonata1 bardak aramalı su 1 bardak meyve suyu (konsantre değil)
  • 1 fincan şekersiz buzlu çay veya herhangi bir çay çeşidi 1 bardak az yağlı, yağı azaltılmış veya yağsız süt ya da tat­landırılmamış soya sütü ya da tatlandırılmamış badem sütü
  • Sınırsız saf su (mineralli veya değil)
  • 1 kutu 330 mİ. diyet gazoz
  • 100 kalori veya daha az
  • Aşağıdakilerden birini seçin. Seçiminiz 200 kaloriyi aşmamalı.
  1. öğündekinden farklı bir şey seçin.1 kâse çorba (patates, krema ve et yok), iyi seçenekler; sebze, mercimek, bezelye, domates çorbası vs. Sodyum içeriğine dikkat edin!
  2. 1 meyveli smoothie 1 protein shake
  • 1 porsiyon sebze
  • Aşağıdaki içeceklerden birini seçin. 2. ve 3. öğündekinden farklı bir içecek seçmeye çalışın.1 bardak Ankara masöz 1 bardak aromalı su 1 bardak meyve suyu (konsantre değil)
  • 1 fincan şekersiz buzlu çay veya herhangi bir çay çeşidi 1 bardak az yağlı, yağı azaltılmış veya yağsız süt, tatlandırıl­mamış soya sütü ya da tatlandırılmamış badem sütü
  • Sınırsız saf su (mineralli veya değil)
  • 1 kutu 330 mİ. diyet gazoz

Egzersiz

  • Bugünkü egzersiz süreniz en az 45 dakika. Daha fazla çalış­mak İsterseniz çok daha iyi! Çalışabildiğiniz kadar çok çalışın!
  • Aşağıdaki kardiovasküler egzersizler listesinden seçiminizi yapın. Eğer sürenizi iki çalışma bölümüne ayırmak istiyorsanız tamamen kabul edilebilir. En önemli şey, belirtilen en az süre kadar egzersizi gerçekten yapmanız. Sıkı çalışın!Koşu bandında yürümek/koşmak EliptikKulaç atmak225 kere ip atlamakZumba veya başka bir aerobik çalışmasıDiğer yoğun kardio programları
  • Kürek makinesi
  • Spinning bisikleti
  • Koşu bandında yürüme/koşma aralıkları
  • Stepper
  • Spor salonu bisikleti veya bisiklet
  • Açık havada jogging (hafif koşu)

Kırık Cam Teorisi

Kırık Cam Teorisi

Kırık cam teorisi, ABD’li suç psikoloğu Philip Zimbardo’nun 1969’da yaptığı bir çalışmadan yola çıkılarak geliştirilmiştir. Zimbar- do, suç oranının yüksek olduğu fakir bir yer ile daha yüksek yaşam standardına sahip bir bölgeye birer 1959 model otomobil bıraktı. Araçların plakası yoktu, kaputları aralıktı. Sonuçta fakir bölgedeki otomobil, üç gün içinde baştan aşağıya yağmalandı. Diğerine ise bir hafta boyunca kimse dokunmadı. Ardından Zimbardo sağlam oto­mobilin kelebek camını çekiçle kırdı. Daha ilk darbe indirilmişti ki çevredeki zengin ve beyazlar da olaya dâhil oldu. Birkaç dakika son­ra otomobil kullanılmaz hâle gelmişti. Zimbardo buradan şöyle bir hüküm çıkardı: “İlk camın kırılmasına ya da çevreyi kirleten ilk duvar yazısına izin vermemek gerek. Aksi hâlde kötü gidişatı engelleyemeyiz.”

Metruk bir bina düşün. Binanın camlarından biri bile kırık olsa, o camı hemen tamir ettirmezsen, çok kısa sürede, oradan geçen herkes bir taş atıp binanın tüm camlarını kırar. İlk cam kırıldığında hemen tamir ettirmek önemli. Bir elektrik direğinin dibine ya da bir binanın köşesine, biri bir torba çöp bıraksın. O çöpü hemen oradan kaldırmazsan, her geçen, çöpünü oraya bırakır ve çok kısa bir sürede dağlar gibi çöp birikir.

Kalbimizde ucundan kıyısından kırılmış camlar taşıyoruz sürekli. Ruhumuzun baş köşelerine ilk başta önemsiz gözüken, laf etmeye değmez çöpler bırakıyoruz her gün. Küçük küçük günahlar, minik

 

hatalar, camı kırık araba gibi diğerlerini de camları kırmaya, kapıları çerçeveleri indirmeye teşvik ediyor. Pişmanlığımızı fırsat bilip orta­dan kaldıracak kadar ciddiye almadığımız çöpler (sürçme, kötülük, ayıplar) kokuşmuş çöp dağlarına, kötülük yığınlarına kapı aralıyor. “Böyle gelmişse, böyle gider.” diye kendi kendimizi ağır veballer altında ezdirdikçe ezdiriyoruz. Kırık camın oradaki varlığı, diğer camların da kırılabileceğine dair bir haklılık üretir içimizde. Çöpün bizden önce oraya atılmış olması, oraya çöp atmanın bir alışkanlık olduğunu söyler bize. Çok geçmeden biz de o alışkanlığa alışır, alı­şık olunanı yapmakta haklı görürüz kendimizi.

Cam ilk kırıldığında hafife alırsak, ağırlaşır cam kırıkları. Tam da hafife almakla açılan, umursamazlıkla genişleyen bir yol(suzluk) u tarif eden Mutaffifin Suresinin berceste ayetinin konusudur cam kırıkları teorisi:

“Hayır, hayır! Doğrusu onların kazanmakta oldukları, kalplerini paslandırmıştır.” (Mutaffifin Suresi: 14)

“Günah insanı kâfir yapmaz ama ama istiğfarsızlık küfre götürebi­lir.” Her günahta küfre giden bir yol varsa, ilk cam kırığını onarma- maktandır bu. Masum görünen her hata, her günaha yaklaşış, bir büyük günaha doğru sürüklüyorsa bizi, ilk atılan çöpü kaldırma­maktandır. Özür dilemeye değmez gördüğümüz küçücük bir cam kırığı, bizi özür dileyemez bir kırıldığa mahkûm eder.

Doğduğunda sen ağlarken, gülüyorlardı. Muhteşem bir gülüm­seme ile kabir kapısına gir, onlar ağlarken.

Hicret

“Nereye yönelirsen hicretin odur.” Hicret, Allah’a adanmaktır, sevdiğinden vazgeçmektir. TV’li odadan, kitap okunan salona ge­çiştir. Terk etmesini, “Hayır” demesini bilmektir. İnsan veya olay yerine, fikirleri seçiştir. Her türlü zararlı ve kötü şeylerden ayrıl­maktır, uzaklaşmaktır. “Düşünüyorum, o hâlde varım”dan “Duy­gulandığımda da varım”a yöneliştir.

Önce sen kuyuya süt doldur. Eşinden bekleme ve umma. Ola ki o da senden bekliyor ve umuyordur. İki beklenti hiçbir şeydir ama bir icraat çok şeydir. Öyleyse beklenti ve umma zincirini sen kır. Güzel bir şey yapmak için ilk adımı sen at. “Ne kadar köfte o kadar ekmek.” “Beni seversen, ben de seni severim.” “Sen böyle yapar­san, ben de böyle yaparım.” deme. “Ben böyle yaparım!” de ve yap. “Böyle yaparsam, sen de yapar mısın?” diye sorma bile.

Eski zamanlarda bir kral, halkından bir kuyuya süt doldurma­sını ister. Herkes kuyuya az ya da çok, süt doldurmaya karar verir. Fakat herkes tek başına kalınca, başkasının nasılsa kuyuya süt dol­duracağını düşünüp kendisi su koyar. Sonunda kuyu ağzına kadar dolar ama sadece suyla!

Bütün dileklerin gerçekleşecek diye bir kural yoktur.

Ankara masaj salonlari | Ankara Masaj | Masaj Ankara | Ankara Masaj Salonu | Ankara Masaj Ilanlari | Ankara Masaj Tavsiye | Ankara Masz | Masaj Salonlari Ankara | Masaj | Masaj Salonu