Derin Spinal Kaslar

Derin Spinal Kaslar

Omurgayla ilişkili pek çok kas, kafa karıştırıcı yerlere sahiptir ama onları iki grupta düşünmek yararlı olur: dış katman ve iç katman. Dış tabaka, yüzeysel spinal kaslar olup omurgaya paralel sey­reden uzun kaslardır. İç tabaka ise derin spinal kaslar olup omurgada çapraz yerleşim göstererek her bir omurgaya manivela etkisi yapan çok kısa kaslardır (Şekil 8.1).

Çeşitli derin spinal kasların isimleri semispinalis, multifidi, rotatörler ve levator kostadır. Son grup olan levator kosta, omurgalarla kaburgalara tutunur. Tüm diğerleri, birbirini izleyen daha derin katlarda bir omurgadan diğerine tutunur (Şekil 8.2). Açısal yerleşimleri omurgayı dön­dürme ve yana eğme için kaldıraç gücü verir. Derin spinal kaslarınız hep birlikte çalıştığında omurganın uzamasına yardımcı olur, tıpkı eğildiğinizde tekrar doğrulmanız gibi gibi.

Belirtiler

Derin spinal kaslardan gelen ağrı, Şekil 8.1de gösterildiği gibi omurganın kendisinde hissedi­lir. Omurganın altındaki sakrumu (kuyruksokumu) saran ince multifidi kasının tetik noktaları, alt sırtta keskin ağrıya neden olur. Bu, ağrıyı yollamayıp tetik noktanın bulunduğu yerde hissedi­len nadir örneklerden biridir. Bunun sebebi, bu küçük çapraz kaslardaki gerilimin bir veya daha fazla omuru dışarı çekmeye çalışmasıdır. Omurlar, tam olarak yerine oturmadığında kasınkine ek olarak kendileri de ağrı yollarlar. Çizimler, sadece temsili tetik noktaları göstermektedir. Herhan­gi bir omura komşu olabilirler. Derin spinal kaslar ve onlarla ilişkili omurdaki sorun, aşırı dere­cede engelleyici olup tüm hareketleri (ön, arka ve yanlara) kısıtlayabilir. Sırtınızı tahta kadar sert hissedebilirsiniz. Vücudunuzu çevirmek neredeyse imkansızdır (1999, 916, 921; 924).

Alt sırtınızdaki derin spinal kaslardaki tetik noktalar, karna ve aşağıda kalçaya ağrı gönde­rebilir. Yansıyan ağrı nedeniyle kuyruksokumunuz çok hassas olabilir. Sakroiliak ekleminiz omurga tabanındaki tetik nokta nedeniyle yerinden çıkabilir. Bunun nedeni, derin spinal kas­larınızdaki gerilimin omurganızı pelvise bağlayan geniş bir kemik olan sakrumu çevirmesi ve eklemde hafif bir çıkığa neden olmasıdır. Manuel tedavi uzmanlarının omurgada yaptıkları ayarlamaların başarılı olması bazen, derin spinal kasların tetik noktaları tesadüfen etkisiz hale getirmeleri nedeniyledir. Ayarlama işlemi, tetik noktalarım etkilemediğinde yerine oturtulan omurga yeniden kayar. Derin masajla tetik noktalar etkisizleştirildiğinde hastalar, omurganın küt diye kendiliğinden yerine oturduğunu ifade ederler (1999, 924-925, 929-930).

Derin spinal kaslardaki aşırı gerilim, omurlar arası disklerde hasara neden olabilir. Sinirler, bu omurgalar arasında sıkışarak sinirlerin hizmet ettiği bölgelerde ağrı, uyuşukluk ve diğer be­lirtilere neden olabilir. Derin spinal kaslarda uzun dönemli gerilim, çocuk ve erişkinlerde skol- yoza neden olabilir. Sırt ağrısının miyofasiyel kökeni, doktorlar tarafından tam olarak anlaşıla- bilse birçok operasyon gereksiz hale gelecektir (1999, 924-925).

Özellikle röntgende görüldüğünde pek çok sırt ağrısı osteoartrit tanısı alır. Artrit (ek­lem iltihabı) tanısı, sizin için tüm diğer araştırmaların önünü tıkar ve sizi tek çözüm ola­rak ağrı kesicilerle baş başa bırakır. (Tetik noktalar tek neden olduğunda ise yetersiz bir çözümdür.) İspatlanmış artrit olsa dahi sırt ağrısı çok büyük oranda tetik nokta tedavisiy­le yok edilebilir. Osteoartritin (kemik ve yakınındaki eklem iltihabı) her zaman ağrıya ne­den olmadığı gösterilmiştir. Aktif tetik nokta ise her zaman ağrı yapar (1999, 925; Crow ve Brodgon 1959, 97).

Nedenler

Valerie, 26 yaşında yeni bilgisayarına bağımlı olmuş ve bu ona omurgasının hemen solun­da, sırtının ortasında şiddetli bir ağrı getirmişti. Ağrı devamlıydı ama hareket edince daha da artıyordu. Uykuda sadece geçici olarak ağrı geçiyordu.

Gerçekte ise Valerie’nin sırtım acıtan bilgisayar değildi. Bilgisayarda koltuğun yanına otu­rup vücudunu döndürerek klavyeye ulaşıyordu. Bunu kedisini dizine alıp ekrana bakarken ke­disi rahatsız etmesin diye yapıyordu. Bu dönük pozisyonda saatlerce kalmak, derin spinal kaslarını devamlı kasılı tutup kasların tükenmesine ve tetik noktalar gelişmesine yol açmıştı. Valerie, Thera Cane ile tetik noktalardan kurtuldu. Bilgisayar için yan oturmaktan vazgeçti. Kedi sıkıntı veriyordu ancak evi terketmeye zorlayacak kadar da değildi.

Valerie’nin yeni bilgisayarındaki gibi dönük, dengesiz pozisyon sizi sorunlara açık hale ge­tirir ama ikincil nedenler de vardır. Zayıf karın kasları, sırt kaslarına gereksiz yük getirip da­yanma sınırlarının ötesinde çalışmalarına neden olabilir. Bu alışılmamış bahçe işi veya çocuk­ları sırtınıza alıp atçılık oynamanın neden sırtınızı zedeleyeceğini açıklar. Derin spinal kaslar, tek başına narin olup ani aşırı yüklenme, tekrarlayıcı veya dengesiz hareketlere karşı hassastır. Grip, yorgun veya kondisyonsuz olmanız onlar için daha da kötüdür.

Derin spinal kaslarınız sadece yatarken değil ağırlığın tüm omurga kolonuna eşit olarak da­ğıldığı dik pozisyonda da gevşerler. Bunun duruşlarına özen göstermeyen insanlar için büyük anlamı vardır. Düşük omuzlu duruşta, derin spinal kaslar aşırı yorulur. Omuzlar kambur, sır­tınız yuvarlak ve başınız önde durduğunuzda bu kaslar devamlı olarak çalışmak zorundadır.

Tedavi

Ankara masaj  kaslardaki tetik noktalar omurgaya çok yakın yer alır (Şekil 8.1 ve 8.2). Omur­ga ve her iki yanındaki kasların uzun dik çıkıntısı arasındaki sığ çukurda yer alırlar. Bu uzun tümsekler, yüzeysel spinal kaslar olup bir sonraki kısımda tartışılacaktır. Şekil 8.4 ve 8.5’e bir göz atın. Her tümseğin üç paralel kas şeridinden oluştuğunu göreceksiniz. En içteki, en ince şerit derin spinal kasları örter. İkinci şerit de onları örter ve omurganın alt yarısında genişleme­ye başlar.

Duvara karşı tenis veya Lacrosse topu, genellikle sırta masaj için iyi alettir ancak üzerine yatmadığınız müddet­çe derin spinal kaslara etki etmek için çok büyüktürler. Yatakta masaj yapacaksanız döşeğin içinde topun gömül- memesi için altına bir kitap koyun veya daha kolayı ma­sajı yerde yapın. Duvara karşı topla masaj, size daha faz­la hareket özgürlüğü verir ancak yeterince derine nüfuz etmek için tenis topundan daha küçük ve sert top kul­lanmanız gerekir. Omurganın her iki yanında 35 mm.lik topla derinlere yapılan masaj çok etkilidir. 35 mm top, golf topundan biraz ufaktır ve ayağın altı için tercih edi­len bir alettir ve tüm oyuncak mağazalarında kolayca bu­lunur. Bazıları, Thera Cane ve Backnobber’i etkin bul­maktadır (Şekil 8.3). Thera Cane veya diğer bir aleti Şekil 8.3 Derin Spinal Kaslara Thera kullanırken doğrudan omurgaya bastırmayın. Onunla Cane ile Masaj               birlikte uzanabilirsiniz. İstediğiniz şekilde nüfuz etmesi­

ni sağlamak için yatağa karşı kaldıraç olarak kullanabilirsiniz. Hangi aleti kullanırsanız kulla­nın kısa ve yavaş vuruşların devamlı basınca göre daha etkili olduğunu unutmayın. Vuruş si­zin için kolay ve ergonomik olan tek bir yönde olmalı ancak tek bir yön seçin; topu ileri geri sürtmeyin.

Masajı kısa bölümler halinde günde birçok kez tekrarlayın. Kan dolaşımını artırmak ve te­tik nokta dokusunu hafif germek için çalıştığınızı unutmayın. Tüm tetik noktaların yerini ba­şarıyla bulduğunuz durumda, iki üç gün içinde ağrıyı azaltıp geçirmeyi umabilirsiniz.

Sırt sorunlarım önlemek için karın kaslarınızı güçlendirin ki eğilip dönerken işin tümünü sırt kaslarınız yapmak zorunda kalmasın.

Çocuk sağlığı Online kliniği

Çocuk sağlığı Online kliniği

(nhs)
Bu online Klinikte, Ankara masaj sağlığının tüm alanlarında uzman yeni doğmuş bebeklerden 12 yaşındaki çocukların etrafında çeşitli konularda sorularını yanıtladı.
Klinik şimdi kapalı ama hala tüm soruları ve cevapları görebilirsiniz talkhealth sitesinde
Yenidoğan sağlığı üzerine konular dahil, diğerleri arasında, beslenme, uyku, reflü, açıklanamayan döküntüler ve ağlıyor.
Gibi gelişimsel sorunları, davranış sorunları, yaygın çocukluk hastalıkları, beslenme, uyku, bağışıklama ve tuvalet eğitimi gibi beş yaşın altındaki çocukları etkileyen konular ele alındı.
Ve beş ile 12 yaş arası çocuklar için konular vücut sorunları, hormonlar, egzersiz ve kızlar ve erkekler için vücut değişiklikleri dahil.
Uzmanlar

Dr Anton Alexandroff – Dermatolog
Dr Anton Alexandroff asli bir danışman dermatolog ve Leicester Spire Hastanesi ve Bedford BMI Manor Hastanesi özel uygulamaları ile Leicester Üniversitesi Hastanelerinde fototerapi klinik kurşun vardır. Ayrıca, bölgesel alopesi kliniği ve Ankara masaj dermatolojik onkoloji kliniği çalışır.
Dr Alexandroff akne, dermatit, egzama, sedef hastalığı, benler ve deri kanserleri, fototerapi, kriyoterapi ve saç dökülmesi de dahil olmak üzere dermatoloji tüm alanlarında eğitim görmüş. O, 10 yıldır hasta tedavi edilmiştir. Dr Alexandroff çeşitli cilt sorunlarının tanı ve tedavisinde kanıta dayalı yorumlar ortak yazarlığını ve iki dermatoloji kitaplarında katkıda bulunmuştur.

Christine Bailey – Beslenme Danışmanı – Yüksek Lisans PGCE MBANT CNHC
Christine Bailey 18 yılı aşkın tecrübesi ile tanınmış bir derece nitelikli beslenme, hoparlör, şef, gıda ve Ankara masaj danışmanı ve yazar. O 2009 Yılının Çölyak Chef kazandı ve sağlık konularında geniş bir yelpazede birçok kişi ve kurumların, destekler oldu. O Uygulamalı Beslenme İngiliz Kültür Derneği ve Beslenme Tedavisi, Tamamlayıcı ve Doğal Sağlık Konseyi üyesi ve Fonksiyonel Tıp Enstitüsü’nden mezun üyesidir.
O çocuk sağlığı, alerji, sindirim sağlık koşulları, kronik otoimmün koşulları, kanser, kadın sağlığı, spor beslenme ve kurumsal sağlık belirli çıkarları vardır.

Dr Mich Erlewyn-Lajeunesse
Dr Mich Lajeunesse Southampton Çocuk Hastanesi’nde pediatrik alerji bir danışman ve Southampton Üniversitesi’nde fahri kıdemli öğretim görevlisi. O Ankara masaj immünoloji, enfeksiyon hastalıkları ve alerji, Alerji ve Klinik İmmünoloji için British Society üyesi ve Pediatri ve Çocuk Sağlığı Royal College bir dostumuz akredite bir uzmandır.
O aşı ve çocuk gıda alerjileri alerjik reaksiyonlara araştırma çıkarları vardır.

Brenda Cheer – Pediatrik Uzmanı Continence Hemşire
Brenda son 10 yıldır Cardiff ve Vale Üniversite Sağlık Kurulu Pediatri Uzmanı Continence Hemşire olmuştur. Bu rolde o karmaşık mesane ve bağırsak sorunları olan çocuklarda sonra görünüyor. Bazı yıldır o kadar kabızlık ve kirlenmeye ve gündüz ve gece ıslatma çocukların yönetmek için sağlık uzmanları danışmanlık, serbest çalışma üstlenmiştir.
Çocukluk Continence iyileştirilmesi için Eğitim ve Kaynaklar – - Bu öğretim çalışmalarının bazı ERIC yoluyla olan İngiltere Çocuk Kontinans Charity. O sadece ERIC Hemşire, bir Sağlık Bakanlığı hibe aşağıdaki yeni oluşturulan rol görevini kabul etti. Işin temel amacı çocukluk kontinens sorunların tanınmasını geliştirmek ve Kuzey Bristol NHS Trust ile işbirliği içinde çalışarak, erken müdahale artırmak olacaktır.

Briege Coyle – Netmums Sağlık Ziyaretçi
Briege kayıtlı genel hemşire, genel psikiyatri ve toplum hemşireliği klinik uygulamada 22 yıl tescil ruh hemşire ve sağlık ziyaretçi olduğunu. O perinatal ruh sağlığı, ebeveynlik ve çocuk ve aile sağlığı özel bir ilgi vardır.
O stratejik düzeyde kuruluşu temsil ve üyelerine mesleki tavsiye ve hizmetleri için odaklanmayı sağlayarak, dokuz yıl boyunca Topluluk Uygulayıcıları ‘ve Sağlık Ziyaretçi Derneği Profesyonel Memuru rolü çalıştı.
Briege son dört yıldır Netmums sağlık ziyaretçi olarak çalıştı gibi genel ebeveynlik endişeler, çocuk ve aile sağlığı ve anne ruh sağlığı gibi konularda bir dizi Netmums üyelerine online destek veren Veli Destekleyenler Takımı’nın bir parçası ve aynı zamanda destek sağlar gibi ruh sağlığı ve korunması konularında Netmums için.
Dr James Thompson
Dr James Thompson Londra ve Doğu Midlands merkezli bir İngiliz-eğitimli GP. 2005 yılında Southampton tıp fakültesi Üniversitesi’nden mezun oldu ve o zamandan beri, Midlands uygulamaların çeşitliliği de İngiltere’nin güney boyunca ve bir serbest GP gibi kliniklerde pratisyen hekim olarak hem de çalıştı. James sağlık ve genel uygulamada onun yaklaşımı içinde çıkarlarının geniş bir yelpazesine sahiptir çok teşvik ve onun hastalar için daha iyi bir yaşam tarzı seçimleri öğretmeye odaklanmıştır. O da tıp eğitimi çıkarları var ve özellikle, iletişim becerileri.
Erken 2012 yılında James, çeşitli hasta-tavsiyem medya içeren bir web sitesi www.askdocjames.com kuruldu, ama esas video dayanır. Bu “, tıbbi koşullar bir dizi etkilenen büyük yaş gruplarında giderek 16-24 yaş grubunda, hedef kitleye ulaşmak gibi” video yoluyla, YouTube, sosyal ve diğer yeni medya inanılmaz derecede etkili olduğunu James’in inanç genelinde sağlık mesajı almanın yolu. Videolar sırt ağrısı menopoz, cinsel sağlığı için kolesterol, koşulları bir dizi kapak ve amacı düzenli olarak bu konuları eklemektir. Her video görsel olarak ilgi çekici bir şekilde, kısa ve doğru medikal bilgi sağlar

Trisepsler

Trisepsler

Trisepsler, üç başı bulunan uzun geniş bir kastır. Kasın ön kolun iki kemiğinden biri olan ulnaya (ön kol kemiği) tutunması dirseğe tamamen düzleşebilmesi için kaldıraç kuvveti verir; trisepsler sadece bu işlevden sorumludur. Trisepsin uzun başının kürek kemiğine tutunması, kolun soket içinde kalmasını sağlar. Trisepslerdeki tetik noktalar beş ayrı noktada gelişir ve beş ayrı şekilde ağrı oluşturur.

Trisepslerin 1 numaralı tetik noktası omzun arkası ve dirseğin arkasına (Şekil. 5.39) ağrı yol-lar. Çok kötüyse üst trapezius ve boynun taba¬nına da ağrı yollayabilir. Bu en sık görülen tri- seps tetik noktası yeri olmasına rağmen trisepsin iç kenarına yakın olması nedeniyle fark edilme¬mesi mümkündür (1999, 667-668).
Trisepsin 2 numaralı tetik noktasının yeri, dir¬seğe çok yakındır ve kas burada daha ince oldu-ğundan burası da kolaylıkla gözden kaçabilir. Te¬nisçi dirseği diye bilinen dirsek ağrısının pek çok nedeninden biri olarak dirsek dış yüzünde ağrıya neden olur (Şekil 5.40). Ön kolun arkasından bir miktar ağrı aşağıya ilerleyebilir (1999, 668-669). Trisepsin 3 numaralı tetik noktasının dış kısı- mının başında yer alıp üst kol arka kısmında yerel ağrıya neden olur (Şekil 5.41). Bu kası de¬vamlı kasarak radial siniri baskı altında tutar; ön kol ve elin başparmak tarafındaki bölgesinde uyuşukluğa neden olur (1999, 668-669).

Trisepsin 4 numaralı tetik noktası, dirseğinizi dokunmaya hassas hale getirir (Şekil 5.42). Böylece masaya veya koltuk koluna yaslanmaya bile dayanamaz hale gelirsiniz (1999, 668- 669).

Trisepsin 5 numaralı tetik noktası, dirsek içine ve bazen ön kol iç yüzüne ağrı yollar (Şekil 5.43). Bu bölgedeki ağrıya bazen golf- çü dirseği de denir (1999, 668-669).
Yeterince aktif olduklarında bu tetik nok¬talar elin 4. ve 5. parmağında ağrıya neden olabilir. Herhangi biri ön kolun arkası ve tri- sepste ezici bir ağrıya neden olabilir. Triseps tetik noktaları, dirseği zayıflatıp bükme ve düzleştirme hareketlerini kısıtlayabilir. Te¬tik noktalar, akla gelmediğinde dirseğe art- rit, tendinit, bursit gibi tanılar konabilir.

Özellikle güçlü tekrarlayıcı itme hareket¬lerini içeren iş ve spor aktiviteleri, triseps- te tetik nokta oluşturur. Basitçe ağır bir şeyi elimizde uzunca bir süre taşımamız bile tri- sepste düğüme neden olur. Bazen tetik nok¬talar, şüphelenilemeyecek şekilde serratus posterior süperior veya latissimus dorsinin uydusu şeklindedir.
Trisepse masaj uygulamak için kolay ve kul-lanışlı bir yol, avuç içine alınacak bir tenis to-punun desteğiyle parmak boğumlarınızı kul-lanmaktır (Şekil 5.44). Çalışma masası üzeri, yemek masası üzeri, dosya dolabı, piyano üze¬ri bile bu iş için uygun olabilir. Avuç içinde top tekniğini ayrıca göğsünüz veya dizinize karşı da uygulayabilirsiniz. Diğer bir iyi fikir de özellik¬le trisepsin dış yüzüne, duvara karşı top tekniği uygulamaktır (Şekil 5.45).

Boyun Arkasındaki Kaslar

Boyun Arkasındaki Kaslar

Özel bir sınıf oluşturan suboksipital kaslar dışında boynun arkasını dört kas tabakası kap­lamaktadır. Bir araba lastiğinin katlarını düşünün: en dış tabaka, üst Ankara Masaj Salonları en üst bölü­
müdür. Alttaki daha derin tabakaların isimleri, onları tamamlayan veya işlevleri hakkında ipu­cu veren Yunanca veya Latince kökenli isimlerdir.

Trapeziusun hemen altında, diğerlerini ince şeritler halinde örten ince, yassı splenius kasla­rı yer alır. Splenius, Yunanca “bandaj” kelimesinden gelir. Daha altta, isminden anlaşılabileceği gibi omurgayla hemen hemen paralel uzanan semispinalis kasları vardır. Hepsinin altında da boyun omurlarını birbirine bağlayıp boynun çevrilmesini ve yana eğilmesini sağlayan, çok sa­yıda kısacık kaslardan oluşan rotatörlar ve multifîdiler vardır. Masaj salonları Ankara kelime anlamı “bir­çok parçaya ayrılmış”tır.

Boyun arkasındaki kasların tümü için masaj teknikleri, aşağıdaki bölümde suboksipital kas­lar için gösterilen tekniklerle aynıdır. Boyun arkasındaki tetik noktaların nedenleri, trapezius ve levator skapula kaslarında da anlatılan yanlış ve aşırı kullanım durumlarıdır.

Suboksipital Kaslar

Suboksipital kaslar, kafatası tabanının hemen altında yer alır. Oksiput, başın arkası demek­tir. Ankara masaj, en üstteki iki omuru kafatasına ve birbirlerine bağlayan her biri farklı açı­da yerleşmiş, her iki tarafta da bulunan 4 adet küçük kastır (Şekil 4.19).

Belirtiler

Suboksipital tetik noktalar, başın içindeymiş gibi hissedilen, başın arkasından göz ve alna yayılan ağrıya yol açar (Şekil 4.20). Başın her tarafı acıyor gibi hissedilir. Bu duygu, tipik ola­rak bir migren ağrısına benzer. Masaj Ankara tetik noktaların tedavisi, migren tedavisinin için­de olmalıdır (1999, 472-476).

Suboksipital tetik noktalar, genellikle boyun ağrısına yol açmaz. Ancak boyun sertliğinde önemli bir rol oynayabilirler. Her iki yandaki üst üç suboksipital, baş sallama ve başı yana eğ­me hareketlerini kontrol eder ve eğer bu kaslarda tetik noktalar oluşmuşsa bu hareketleri en­gellenebilir. Suboksipitallerin aşağıda olanı, oblikus kapitis inferior, başın çevrilmesinde temel rol oynayan en üst iki omuru birleştirir. Bu küçük kasın tetik noktaları, başınızı çevirmenize engel olur ve boynun yan tarafında, yukarıda keskin bir ağrıya yol açar. Bu özel kasa en iyi ma­saj, desteklenmiş parmaklarla uygulanır. Ters taraftaki el çapraz olarak öne uzanır böylece her iki el de aynı taraftan arkaya uzatılmış olur. Şekil 4.47’de gösterildiği gibidir ancak parmaklar, kafatasının tabanının hemen altında, kulak arkasında yerleştirilmiştir.

Nedenler

Suboksipital kaslar, başı sık sık oynatmak ve ya uzun süreli herhangi bir kasılmayla çabucak yorulabilir. Duygusal gerilim, suboksipitalleri kasılı tutar; bu da bazı vakalarda endişe ile mig­ren ağrısı arasında fiziksel bir ilişki oluşturabilir. Trapezius tetik noktaları da Ankara Masöz uydu tetik noktalan oluşturarak migrene katkıda bulunur.(1999, 241-243).

Tedavi

Suboksipitaller, en derinde yerleşmiş olan boyun kaslarıdır. Ancak bu kaslara ge­nellikle kolayca ulaşılabilir çünkü üstlerini kaplayan kasların tümü nispeten incedir.

Thera Cane’in gövdesindeki küçük düğ­me şeklindeki çıkıntılardan birini kullanın (Şekil 4.21). Ayrıca ayakta veya oturur po­zisyonda Knobble’ı da kullanabilirsiniz.

Bir tenis topu da avuç içinde tutuldu- ğunda masaj için çok uygun bir araçtır

(Şekil4.22). Başınızı diğer elinizle destekleyin. Bu

teknik, sırtüstü uzanarak başınızın ağırlığını basınç için kullanabilmeniz amacıyla geliştirilmiştir.

Şekil 4.23 Desteklenmiş Parmaklar ile Arka

Şekil 4.24 Desteklenmiş Parmaklar ile Arka Boy-

Boynun Zıt Tarafına Yapılan Masajda ilk Elin Yeri nun Zıt Tarafına Yapılan Masajda ikinci Elin Yeri

Parmak uçlarınız, sert aletlerden daha hassas ve ince olduğu için suboksipitaller ve diğer bo­yun arkası kasları masajı için en ideal yol olabilir. Ayakta veya otururken boynunuzun arkasına masaj uygulamak için diğer elinizin avuç kısmıyla destekleyerek bir elinizin parmaklarını kul­lanın (Şekil 4.23 ve 4.24). Asıl işi yapan bu destekleyici eldir. Diğer tarafa masaj yapmak için ellerin yerini değiştirin. Desteklenmiş parmak masajı yaparken bırakın başınız arkaya, ellerini­zin üzerine düşsün. Başınızın öne doğru eğilmesi, üzerinde çalıştığınız kaslarda kasılmaya yol açar. Bu teknik, en iyi sırtüstü yatarken işe yarayacaktır.

Elleri ve Parmaklan Korumak

Elleri ve Parmaklan Korumak

Kendi kendinize masaj sırasında el ve parmaklarınızın aşırı çalışmaktan dolayı nasıl bir risk altında olduklarını düşünürseniz eğer mümkünse onları hiç kullanmamak akılcı bir çözüm olur. Parmak eklemleri, diz, topuk veya dirseğinizi masaj aleti olarak kullanmayı hiç düşünme­miş olabilirsiniz ama kullanabilirsiniz. (Bkz. Şekil 6.7, 9.21, 10.7, 10.26 ve 10.27.)

Ayrıca güven ve etkinliği artırmak için ergonomik olarak tasarlanmış birçok masaj aleti de piyasada satılmaktadır. Yüz, boynun önü, ağzın içi ve kolların altı gibi hassas bölgelerde alet kul­lanmak uygun değildir. Parmaklarınızı kullanmaktan başka çareniz kalmadığında onları zedele­mekten kaçınmak için her şeyi yapmanız gerekir.

Masaj için elleri kullanırken amaç, en az çaba ve en az yüklenme ile en fazla kuvveti oluş­turmaktır. Eğer başparmak masaj aleti olarak kullanılacaksa onu parmaklarla destekleyin (Şe­kil 3.2). Buna desteklenmiş başparmak denir. Başka çare olmadığı durumlar haricinde başpar­mağı parmakların aksi yönde kullanmayın. Kavramak veya yoğurmak yapılabilecek en doğal şeydir ama gerçekte çok yorucudur. Elleri, bu şekilde uzun süre kullanamazsınız. Kavrama işi­ni sadece başka bir şey yapılamayacak yerlerde kullanın.

Ellerinizi masaj aleti olarak kullanacaksanız her iki elinizi birden kullanın, ikinci eliniz masa­jı yapan el parmaklarını desteklesin. (Şekil 3.3) Bu yönteme de desteklenmiş parmaklar denir. Şekil 3.3’te bilek, el ve parmaklar gevşek olmasına rağmen elin nasıl düz tutulduğu gösterilmektedir. Bu, el ve ön kol kaslarını denklemin dışına itip kuvveti omuz, göğüs, üst sırtın büyük kasların­dan almamızı sağlar. Üç ve dördüncü parmaklar, aletin iş gören uçlarıdır. Baş, işaret ve serçe parmağı sadece birlikte gezinir. Bu, en az kuvvetle uygulanan çok noktasal bir alettir. Destek­çi elin tüm tırnakları örtmesine dikkat edin. Elin küçük parmak tarafı, çalışılan bölgenin cildiy­le temas halinde olmalıdır. Destekçi elin, alet elinin parmaklarının hareketine yardımcı oldu­ğunu unutmayın.

 

Şekil 3.4 kendi kendine karın masajında parmakların sırt sırta hafif destek yolunu göster­mektedir. Parmaklara destek sağlamak için diğer el pozisyonları Şekil 7.6, 7.24, 10.25’te göste­rilmektedir.

Eli çimdik, sıkma ve yoğurma için kullanmak yerine, parmak­ları ete batırılan bir sopanın ucu gibi kullanmak gerekir. En bü­yük mekanik avantajı sağlamak için parmakları vücut yüzeyine dik açıyla tutmak gerekir (Şekil 3.5). Bu, kuvvetin dirsekten kol, bilek, el ve parmakların uçlarından düz bir hat şeklinde aktarılmasını sağlar. Hemen göreceksiniz ki ürnaklannız varsa bunlar, normal uzunlukta dahi olsalar, ellerinizi bu şekilde kullanmanıza engel olacakür.

Parmağınızın ucu veya kenarlarıyla yapılan masaj, ergonomik olarak o kadar yetersizdir ki hiçbir yarar elde etmeden el ve par­maklarınız yorulacakür. Bazı çalışma şekillerinde uzun tırnaklar yüzünden uygulanan kuvvetin yetersiz kalması nedeniyle bu zor­luğu alt etme amacıyla daha çok çalışmak zorunda kalan el ve ön kol kaslarında tetik noktalar gelişir. Profesyonel masaj terapistleri, tırnaklarını dibine kadar törpüler. En azmdan ağrınız geçene ka­dar siz de aynısını yapın.

Eğer tırnaksız yapamam diyorsa­nız, desteklenmiş parmak eklemi yön­temini kullanın. Şekil 3.6’ya dikkat ederseniz kapı çaldığınız 3. ve 4. par­mak eklemleri burada alet olarak kul­lanılmaktadır. Kuvvetin omuzdan

yeterli iletilebilmesi için bilek ve bü-

külmüş parmaklarınızı düz tutmanız gerekir. En iyi kullanımı, derine işlemeyi gerektiren çok hassas masajlar

desteklenmiş parmaklara kıyas-

la desteklenmiş parmak eklemi daha

güçlü ve kaba bir araçtır.

Şekil 3.6 Desteklenmiş Parmak Eklemleri
Elinizi koruyan, gücünüzü artıran,

ulaşamayacağınız yerlere ulaşan çeşit­li masaj alederi vardır. Çok çeşidi türleri olan bu aletlerden en yararlı ve bilinen üçü; Thera Ca- ne (Şekil 3.7), Backnobber (Şekil 3.8) ve Knobble’chr (Şekil 3.9). Bu üç alet, tüm diğer yararlı aletler­le birlikte masaj terapistieri, masaj okulları ve iyileştirme merkezlerinde bulunur. Bunları ayrıca İnternet’ten de temin edebilirsiniz. Bu kitaptaki çizimlerin çoğunda Thera Cane’nin çıplak cil­de uygulandığını görürsünüz. Açık olması için böyle çizilmiştir. Ancak siz, çıplak cilde uygu­lanmasından hoşlanmayabilirsiniz. Konforunuz ve cildinizi korumanız için masaj aletlerini, her zaman giysinin üzerinden uygulayabilirsiniz.

Şaşırtıcı sayıda çok kas için en iyi masaj aleti, duvarla vücut arasında sıkıştırılan toptur. Tenis topu veya aynı boyda sert kauçuk toplar, daha derine gitmek isterseniz de daha küçük toplar kul­lanabilirsiniz. Tenis topunu bir çorabın içine koyup sırtınızdan aşağı sarkıtırsanız topu düşürüp sürekli odada topun peşinden koşmaktan kurtulursunuz. (Şekil 8.6). Çorap, topu hep aynı nok­tada tutmanıza da yardımcı olur. İyi sıçrayan kauçuk toplar, çeşitli çaplarda bir paket içinde spor mağazaları, süpermarket ve çeşidi mağazalarda bulunur. Bunlar çok serttir ama aşırı sert değil­lerdir ve harika birer masaj aletleridir. Şekil 3.10, vücudun çeşitli bölgelerinde kullanılan değişik çaptaki toplan göstermektedir. 64 mm ve 58 mm (A ve B) çaplılar omuz, kol, kalça, sırt ve bal­dırda duvara karşı kullanılır. 35 mm çaplı olan (C) ayağın alt kısmıyla yer arasında kullanılır. 27 mm çaplı top (D) başparmağın etli taban kısmıyla masanın üzeri arasında kullanılır. Zıp zıp top­lar için en büyük problem, satişlarının mevsimsel olup sonbahar ve kışın hiçbir yerde bulunma­malarıdır. 58 mm çaplı top için diğer bir sorun da uzun süreli gündelik kullanımda çadayıp par- çalanmalandır. Duvara karşı masajda çok daha yararlı olan alet Lacrosse topudur. Çok sert, asm dayanıklı, tüm mevsimlerde, tüm spor mağazalarında kolayca bulunur. Lacrosse topunu tenis topundan daha çok sevebilirsiniz çünkü daha az çabayla yayılır ve duvarda o kadar fazla kaymaz.

MASAJ’IN PSİKOLOJİK ETKİSİ

MASAJ’IN PSİKOLOJİK ETKİSİ

Uluslar arası Sağlık Teşkilatına (WHO) göre sağlık kişinin fiziksel, ruhsal ve sosyal olarak tam bir iyilik halidir.
Çağımızın temel insani sorunu olarak görülen yabancılaş¬ma insanlarda giderek yalnızlaşma ve kendi kabuğuna çekilmenin bir sonucudur. Ruhsal ve sosyal olarak hasta olan insanların fizik¬sel sağlıkları da bozulacaktır.
 
İntra uteril yaşamın bilinçsiz olduğu gerçek mi?

Günümüzde psiko-somatik hastalıkların yaygınlığı ve etkinli¬ği bilinmektedir. O kadar ki bazı uzmanlar nezleyi bile bu grup has¬talıklar içinde değerlendirmektedirler. Stres nedeniyle zayıflayan bağışıklık sistemi insanları hastalıklara karşı korumasız bırakmak¬tadır.

Dokunma ve dokunulmanın gücü:
Anne karnında tam bir sarmalanma ve güven içinde olan insanoğlu doğduktan sonra zihninin derinliklerinde belki de “kovul¬duğu” bu “cenneti” aramaktadır. Ruhsal olarak örselenmiş korkup, ürkmüş insanların, anne karnında yatma pozisyonu ile büzüşmeleri korunma, güven arama isteğiyle ilgili olmalıdır.
Dokunma ve dokunulma isteği temel bir dürtüdür. Güvenlik arayışıyla yakından ilgilidir. Ağrıyan yerine elini götüren ve ovan insan da aynı içgüdüyle hareket etmektedir. Bu anlamda masajın yarattığı iyilik duyguları daha iyi anlaşılabilir.
Yapılan çeşitli araştırmalar dokunma ve masajın insan ya-şamındaki derin etkilerini gözler önüne serer niteliktedir.
Örneğin erken doğan (prematüre) bebeklerin masaj uygulandığın¬da daha hızlı geliştikleri gözlenmiştir.
Yine benzer çalışmalar yavru maymunlar üzerinde yapılmış¬tır. Anne temasından yoksun bırakılan yavru maymunların dav¬ranış ve gelişimleri incelenmiştir.

Deneyde yavru maymun annesini görüyor, duyuyor ve koku¬sunu alıyor ancak dokunamıyor. Anneyle fiziksel temaslı kesilen yavruların ruhsal stres altında girdikleri ve davranış bozuklukları gösterdikleri fark ediliyor. Sürekli ağlayıp surat asan ve bir duvarın önünde elleri başlarında ya da yüzlerinde öne arkaya sallanan yavru maymunlar, çevreye karşı ilgisiz bir tavır içine giriyorlar. So¬nuçta fiziksel gelişimlerinin de yavaşladığı gözleniyor.74

Ressam Salvador Dali’nin eseri. Bilinçaltının karmaşası tensel açlıkla ilgili olabilir mi?

İçgüdüsel bir istek olan dokunma ve dokunulma üst düzey
bir primat olan insanlarda her zaman rahatlama ve güven duyguları
18
yaratmıştır.
Temel bir dürtü olan dokunma uyarısı yokluğu tensel açlığa ve dolayısıyla davranış bozukluklarına yol açabilir.
Akıl hastanelerindeki hastalarda gözlenen ritmik sallanma ve kendini kucaklama edimleri aşırı tensel açlıkla ilgilidir.83
Masajın tedavi amacıyla ilk olarak psikiyatri kliniklerinde kullanılması bu açıdan şaşırtıcı değildir.

Yaşam kalitesi:

Gelişmiş sanayi toplumlarında insanlar birbirlerine giderek daha az dokunmaktadırlar. İnsanın doğasını zorlayan bu durumun bilinçli ya da bilinçsiz olarak farkına varanlar ise masörlerden ve diğer profesyonel mesleklerden destek beklerler. Bu ülkelerde masajın yoğun talep görmesi içerdiği yoğun tensel temasla ilgilidir.
Doğru olarak yapılan masaj nihayet bütün vücut sis¬temlerini şu ya da bu ölçüde etkileyerek derin bir gevşeme ve rahatlama sağlar. Bütün vücutta ve zihinde sağlanan bu dinlenme hissi kişiyi streslere karşı dirençli kılar.
Sağlığı koruyucu, yaşam kalitesini arttırıcı bir yöntem olan masaj ayrıca doğal bir tedavi metodudur.
Dinlendirme masajı sedatif, hipnotik ve rahatlatıcı¬dır. Partner bazen masada uykuya dalabilir. Kişinin fiziksel ve zihinsel yorgunluğunun gi-derilmesi önemlidir.
Yaşam kalitesi temelde fiziksel ve ruhsal hastalıklara karşı dirençli ağrısız sızısız bir yaşam demektir. Bunu sağlamada masa¬jın rolü yüksektir.

Verimlilikte artma:

Masaj kişinin motivasyonunu arttırabilir. Darbeleme hareket¬leri ile kişi daha uyanık ve ruhsal olarak daha hazır hale gelebilir. Günümüzde büyük şirketler ve borsalar verimliliği artırmak amacıy¬la masaj uygulamalarını işyerlerine taşımışlardır.
İş yapma isteğinde, verimlilikte artma, çevreye pozitif enerji yayma gibi olumlu sonuçlar doğurur.

Sağaltıcı masaj:

Masajın hem dinlendirme hem uyarabilme özelliğine sahip olması onun otonom sinir sistemi üzerinde bir şekilde etkili ola¬bildiğinin kanıtıdır.
British Medical Journal adlı dergide yayınlanan bir rapora göre boyun ağrısına karşı elle yapılan masajın diğer tedavilerden daha etkili olduğu belirlenmiştir.
HollandalI bilim adamları tarafından 183 hasta üzerinde ya¬pılan araştırmada 18-70 yaşları arasındaki hastaların 60’ına elle masaj, 59′una egzersiz ağırlıklı fizik tedavisi, 64’üne de ilaç tedavi¬si yapılmış. Rahatsızlıklarıyla ilgili bilgilendirilen ve tavsiyelerde bulunulan hastaların 26 hafta süren tedavi ve kontrollerinden sonra masaj yapılan hastaların daha çabuk iyileştikleri ve sorunlarının önemli ölçüde giderildiği saptanmıştır.

Güvenlik, huzur ve varolmanın dayanılmaz hafifliği

Masajın organizma üzerindeki değişken, şaşırtıcı etkileri birçok araştırma ve bilimsel tartışmaya konu olmaya devam ede¬cektir. Ancak kanımızca gelecekte bu araştırmaların sonucunda masajın bugün için gözden kaçan psikolojik etkisinin değeri apaçık ortaya çıkacaktır.
İnsanın var oluş sürecinde iyilik, güzellik ve sağlıkla ilgili şeyler dostça bir dokunuşla başlamıştır.

SANDIKLI HÜDAİ KAPLICALARI

SANDIKLI (HÜDAİ) KAPLICALARI: Sıcaklık 55-60°C

“Hüdai Kaplıcaları” ismiyle de bilinen kaplıcalar, Sandıklı ilçesine 8 km. uzaklıkta, Afyon-Antalya asfaltı üzerindedir. Sandıklı’ya kadar tren vardır. Denizden 1000 m. yüksekte, iki tepe arası bir düzlükte bulunur.
Sandıklı Kaplıcaları, çamur banyoları ile ünlüdür. Bu banyolara hayat veren şifalı sular, tarihin eski dönemlerinden bu yana, insanoğlunun dertlerine deva olmuştur. Hıristiyanlığın ilk dönemlerinde, o çevrenin başpiskoposu Sen Mişel, bu kaplıcada hastaları tedavi ederek mucizeler göstermiş, bu olay eski kitaplara “Sen Mişel’in Mucizeleri” ola-
rak geçmiştir. Kaplıcanın, Bizans döneminden kalma üç hamamı, günümüzde bile ayaktadır.
Kaplıcanın şifalı suları, 500 metre devam eden jeolojik bir çatlağın değişik yerlerinden kaynar. Sandıklı şifalı çamurları, özel şekilde hazırlanan toprağın, 60 derecelik şifalı su ile karıştırılmasıyla elde edilir. Böylece ortalama 45 derece sıcaklıkta bir çamur ortaya çıkar. Bu çamura boylu boyuna girilir. Banyo süresi, her insana göre değişmekle birlikte, normal olarak 10-15 dakika kadardır. Banyodan sonra vücut kaplıca suyu ile temizlenir. Kadın ve erkek banyoluklar yıl boyunca açıktır. Sandıklı Kaplıcalarından, su banyosu, çamur banyosu ve buğu (sauna) olarak yararlanılır. Buğu banyoları bölümü, erkek ve kadın banyo- luklarmdan oluşur.
Kaplıca tesisleri, yaklaşık 30 dönümlük bir arazi üzerine kurulmuştur. Bir tatil köyü görünümü izlenimini verir. Yaz ayları boyunca, binlerce kişinin buraya akın ettiği görülür. Sabit tesislerin yanı sıra, çadırların kurulduğu da olur. Kaplıcada her keseye uygun konaklama tesisi vardır.
Su verimi çok boldur. Suyu, kalsiyum sül- fatlı ve radyoaktivitelidir. Vücuda ferahlık verir.
Romatizmal hastalıklara, nevralji, kadın rahatsızlıklarına, safra yollan, metabolizma bozukluklarına üstün şifa sağlar.
Hüdai Kaplıcaları konusunda, bir ziyaretçinin gözlemlerini ifade eden şu dizeleri, Kaplıca Müdürlüğü’ndeki “Anıdefteri”nden alınmıştır.
9-lüdam fazl-u kerimindenfış kırmış, derde, derman Ününü dille ifade ne mümkün… işte ilafıi ferman Dünyada bir hastalığa rastlanmaz ki, olmaya derman Rramakı Bulma)q duyurmakiiçin ister reklam İnleyen Hasta… çöken beden için ihsan-ı nimettir yoktan
20.7.1975 Rfımet Rkfeol Balıkesir Milletvekili
Afyonlu bir şairin yine bu kaplıcalar için duyuşlarını dile getiren dizelerine de yer vermeden geçmeyeceğiz.
Ünlü şifa ¡kaynağıdır “iHudai” Çörmedinse, etme fırsatı zayi Serpilmiştir şirin, kubbeli damlar Ahlarında hamızlarla, hamamlar ‘Bol ağaçlı yeşil meydan ve çamlar 9iuzur verip, göz hakikîni tamamlar Çok sıcaktır Jiüdai’nin çamuru Şifalıdır, balçıklı Adem- hamuru Çamurlara yatmaya bir başlayın Ağrıların anasını haşlayın.
Ünlü şifa kaynağıdır “Oiüdai”
Sen de sına, etme fırsatı zayi
—Osman Çizmeciler—
Yukarıda resmi görülen, oluğundan akan çok sıcak suların soğutularak, damla damla çay gibi içildiği çeşmenin, kitabe taşında da şu satırlar okunuyor.
Çok_şifadır her yudumu ‘Döker böbrekteki kumu ‘Bu çeşmeden madensuyu İçenlerin gençlik^yolu
-1968 -
THERMAL RESORT ORUÇOĞLU: Sıcaklık 49°C

Afyon’a 14 km. uzaklıktadır. Kütahya-Antalya asfaltı üzerinde 1992’den bu yana müşterilerine hizmet veren beş yıldızlı bir otel ve kaplıca tesisleriyle ünlenmiştir. Otel, 350 odalı ve 800 yataklıdır. Kadın ve erkekler için, ayrıca özel havuz¬ları ve Türk hamamları, bu büyük ve muhteşem otelin çatısı altında hiz¬met veriyor. Bunun öte¬sinde su kaydıraklı club akronium ve tüm aktivi- telere kadar düşünülen her hizmet bünyesinde mevcuttur. Böylece, ge¬len ziyaretçiler hem ter¬mal sudan yararlanıyor, hem de burada kaldığı süre içinde unutulmaz ve neşeli bir tatil yapmış oluyor. Gidip bir kez görmek, daha sonraki ziyaretlere bir başlangıç olur görüşündeyiz.

Oruçoğlu Kaplıca suları, İstanbul Üniversitesi Tıbbi Ekoloji ve Hidroklimatoloji Araştırma ve Uygulama Merkezi’nin düzenlediği rapora göre her türlü romatizma, kireç¬lenme, bel fıtığı, ameliyat sonrası oluşan tutukluk, kırıkların erken iyileşmesine, deri hastalıklarına, mesane yolları hastalıklarına, stres, yorgunluk hallerinde iyi geliyor.

Oruçoğlu tesislerinde, çağdaş teknoloji ve tıbbın en yeni olanaklarıyla uygulanan Fizik Tedavi-Rehabilitasyon Ünitesi de uzman doktor ve fizyoterapistlerin denetiminde hizmet veriyor. Hastalar sağlıklarına kavuşuyor.

Ayrıca, Afrodit Thermal Kür Merkezi çatısı altında sağlık, gençlik ve güzellik da¬ğıtan bir sistem geliştirilmiş. Buna göre, cilt bakımı, çamur-aroma terapi, saç bakımı, kı¬rışıklık, tedavi masajı, zayıflama gibi sağlığa yönelik uygulamalar doktor ve fizyotera-pistlerin denetiminde yapılıyor. Bunların dışında üç ayrı kademedeki çocuk yüzme ha¬vuzlan ve 120 metre uzunluğundaki su kaydırağı, ayrıca zakuzi, sauna, disko, oyun sa¬lonları ile ziyaretçilerin ihtiyacını düşünen bir çalışma sergilemiş.

İyileştirme Mekanizması

İyileştirme Mekanizması

Yan tesiri olmayan ilaç var mı? Sen diyabetiksin. İnsülinle, şeker ilacı ile şekerin düşüyor. Şekeri yükselten sebebi halletmiyor ilaçlar. Alan razı, satan razı. Doktor memnun, hasta mutlu. Senelerce de¬vam. Diyabetli her zaman ilacını alır. Stres kapıyı çalınca, ilaç yetersiz kalmakta, kanda şeker çok yüksek seyretmektedir. İnsülin dozu art¬sa da şeker normale inmeyebilir. Stres ortadan kalkınca doz azaltılır.

Harika bir göl. Pırıl pırıl suları var. Muhteşem bir doğal çevre. Doğa harikası dediklerinden. Yanma bir kimya fabrikası kurulsa ne olur? Göl suyuna atıklar, zehirler karışınca gölün rengi bulanmaz mı? Fabrikanın adı, stres. Fabrika atıkları, yosunları da öldüren, bu¬lanık, kirli, zehirli bir hâl almıştır. Bağışıklık çökünce, ölüm kaçınıl¬maz olur. Burada moral olmaz. Birbirimizi kandırmayalım. Beden fonksiyonlarında bir bozulma olduğunda beden bunu algılar. Vücu¬dun kendini iyileştirme mekanizması karmaşık ve ilginçtir.

Tesadüfe yer yoktur. Tesadüfe tesadüf edilemez. Tasarruf, tecel¬li, tevafuk; kendiliğinden, tahmin yapmadan o bölgeye anında ulaş¬mışlardır. Üzerinde “zekâ ve hafıza” adlı bir hormon veya enzim yokken, bu olağanüstü refleks, mutlaka muhteşem bir Sanatkâr’ın orada iş gördüğünü bize anlatmaktadır. Hemofılili hastaya dışarı¬dan ilaçla yapılan takviye bir müddet işe yarar ama bedenin inanıl¬maz, mükemmel koordinasyonunu ve ona bağlı çalışan birçok me¬kanizmanın ayar yapma sürecini ortadan kaldırabilir.

Her bedenin kendine has bir hafızası, zekâsı, ilmi, zihni vardır. Her hücrenin ve her bedenin de ortak bir hafızası vardır. Yemek ya¬parken elimizi kestiğimizde, kanama kısa sürede kendiliğinden du¬rur. Yaranın kabuk bağlaması, yeni cildin aynen oluşması bize çok doğalmış gibi gelir. Hâlbuki çok, çok hassas bir zekâ ve bellek sis¬temi devrededir. Her hücrenin duvarında reseptör adlı alıcılar var¬dır. Son halkaları açık ve karmaşık molekül zincirleri, kendisine uyacak başka bir molekülün gelip ona bağlanmasını bekler. İhtiya¬cı olan molekülü alabilmek için, ona uygun bir başka karşıt-molekül (reseptör-alıcı) üretip hücre duvarına yollar. İstenilen molekül vü¬cut suyunda mevcutsa, gelip alıcıya bağlanır. Böylece hücre, ihtiyacı olanı aldığında, normal görevini sürdürmeye devam edecektir. Be¬denimizin ürettiği hormonlar, moleküller ve diğer kimyasal madde¬lerin hangi alıcıya uyacakları konusunda üstün bilgileri vardır. Mo¬leküllerin, hücre zarındaki değişik konumlar arasında, gerçekten, seçme ve ayırma kabiüyeti vardır. Bunlar, gereken yere en kısa sü¬rede, saniyeden daha çabuk bir zamanda ulaşır. Tüm bu salgılanan kimyasallar bir koordinasyon içindedir.

Anne evde otururken çocuk dışarıda oynar. Acı bir fren sesi du¬yan anne yerinden fırlar. “Acaba benim çocuk mu?” diye düşünür. Bu ses sebebiyle böbreküstü bezinden salgılanan adrenalin ve mer¬hamet molekülleri kana karışır. Karışan bu maddeler sebebiyle vü¬cut sıvı terkibi bozulur. İç okyanusa dâhil olan adrenalin, kalbi uya¬rıp hızlı kan pompalamasına, tansiyonun yükselmesine yol açar. Ka¬raciğer şeker depoları, kana fazla şeker sunar. Pankreas hemen insü- lini devreye sokar. Gerekli kalori açığı tamamlanır. Bu esnada vü¬cut, beyin üst fonksiyonları, cinsellik, sindirim, boşaltım gibi diğer işleri düşünecek durumda değildir. Kan santralizasyonu olur. Yani kan; mide, bağırsak ve üreme sisteminden çekilir. Cildin rengi so-lar. Orada harcanacak enerji, saniyeden az bir zaman diliminde, ge¬çici olarak başka tarafa yönlendirilmiş olur. Beyin bu etkileri koor¬dine edebilmek için hipotalamusu ve özellikle hipofizi devreye so¬kar. Hormonlar salgılanır. Vücut suyu biyokimyası, terkibi süratle değişir. Sinirlenince, korkunca, kızınca yüzümüzün renginin değiş¬mesi bundandır.

Kulaklarımızın dikilip, sırt kaslarımızın ve özellikle boyun kasla¬rının ve diğer kaslarımızın kasılması âdeta bizi savaşa hazırlamakta¬dır. Boyun fıtığı ve kulunç (Jibromiyozit), baş, bel ve boyun ağrıları¬nın en önemli sebeplerinden biri budur. Strese ilk cevap veren, ilk kasılan kaslar, boyun ve sırt kaslarıdır. Beden bu fonksiyonları sürat¬le ama koordineli ortaya koyar. Nispeten yavaş ama koordineli şe¬kilde de geriye çevirir. Bu süreci başlatan vücut, düzeltmesini de be- cerebilmektedir. Vücut sarayının Sahibi, Mucidi bir an bile tesadü¬fe fırsat vermez.

Gövde Kasları

Gövde Kasları

Sırt kasları, thoraks kasları ve karın kasları gövde kasları içindedir.
Sırt Kasları
Derin ve yüzeysel sırt kasları olarak iki gruptur.
Ankara Masaj Salonları sırt olarak tanımlanan bölge bel, üst sırt ve boyun olarak ele alınır.

Derin Sırt Kasları
Segmentleri birbirine bağlayan kaslardır. Omurganın sağ ve sol tarafındaki spinal ve transvers çıkıntılar ile kaburgalar arasındaki olukları doldururlar. Omurga boyunca kuyruk sokumuyla kafa kökü arasında uzun lifler halinde sıralanırlar. Omurganın bir sütuna benzetilmesi durumunda bu kaslar sütunu dik tutan halatlar gibi algılanabilir.

Gövdenin dik durması ve dengenin sağlanmasıyla ilgilidirler. (M. erector turunci spinae) Üzerleri fascia thoracolumbalis denen sağlam bir zarla örtülüdür. Diğer derin kas grubu çok kısadır ve paravertebral kaslar olarak yalnızca omurlar arasında bulunurlar.
Derin sırt kasları çift taraflı kasıldıklarında omurgayı ve dolayısıyla gövdeyi geriye doğru çekerler.
Bununla beraber boyun bölgesi omurganın diğer kısımlarına göre daha bağımsız ve geniş açılı hareketlere sahiptir. Bölge kasları da buna bağlı olarak farklılaşmıştır.

Derin sırt kaslarından ayrı olarak gelişen boyun kasları; M. splenius capitis, M. semispinalis capitis, M. obliquus majör ve M. obliguus minör kasları böyledir.
Bu kaslar iki taraflı çalıştıklarında başı geriye çekerken, tek taraflı kasılmada başı aynı tarafa çevirirler.

scapula
erektör
spinal
kaslar
costae
kaburga

Derin sırt kasları omurgayı dik tutma görevini üstlenmişlerdir.
Yüzeysel Sırt Kasları
Derin sırt kaslarının üstünde ve derinin hemen altında yer alan kaslardır. Bu kaslar Ankara Masaj Salonları sayesinde iyileştirilir

M. trapezius: Masaj uygulama bölgelerine göre üst parçası boyunda, orta ve alt parçası ise üst sırttadır.
Bu kas boyun kökü ile tüm boyun ve sırt omurlarının dikensi çıkıntılarından başlar. Lifleri yukarıya ve dışa doğru yönelerek köprücük kemiğin uç kısımları ile kürek kemiğinin üst / iç kısımlarına ve omuz yapısına karışarak sonlanır.
Kasıldığında başı geriye çeker, kürek kemiklerini birbirine yaklaştırarak yukarı kaldırır.

M. levator scapulae: M. trapeziusun hemen altında yer alır.
İlk dört boyun omurunun yan çıkıntılarından başlar ve kürek kemiğinin üst iç kısmında sonlanır.
Kasıldığında boynu yana çeker, kürek kemiğini yukarı kaldırır.
M. rhomboideus majör ve minör: M. trapezius’un altındadır.
ilk beş sırt omurunun dikensi çıkıntılarından başlar; kürek kemiğinin iç kenarında sonlanır.

Kasıldığında kürek kemiğini yukarıya kaldırır.
M. latissimus dorsi: Bel ve üst sırt kasıdır.
Son altı sırt omuru ile tüm bel ve kuyruk sokumu omurlarının dikensi çıkıntılarından ve leğen kemiğinin üst kısımlarından başlar.
Kasın lifleri yukarı ve dışa doğru seyrederek kol kemiğinin baş kısmına yakın yerde sonlanır.

Kasıldığında, kolu gövdeye yaklaştırır (adduksiyon), geriye çeker (ekstansiyon) ve iç rotasyon yaptırır. Göğüs kafesini yukarı¬ya kaldırır.

Thoraks Kasları
Kaburgaların arasında ve üzerinde bulunan kaslardır.
M. intercostalis eksterni, M. intercostalis interni ve M. transversus thoracis kaburgaların arasını kapatarak göğüs boşluğunu sınırlar.
Diaphragma: Göğüs boşluğunun alt duvarını oluşturan kas ve zarlardan meydana gelmiştir.
Arkada bel omurları, kaburgalar ve göğüs kemiği arasında kubbe şeklinde yer alır.
Solunuma yardımcı bir kastır

Karın Kasları
Karın boşluğu ön, yan ve arkadan kas ve kalın zarlarla çev¬rilmiştir. Bu özel anatomik bölge esnek yapısı nedeniyle insan vü¬cudunun daha hareketli olmasını sağlar.
M. rectus abdominis: Karın ön duvarını yapan, şerit şeklinde bir kastır.

5. ve 7. kaburgalar ve göğüs kemiğinin alt ucundan başlayan kas lifleri pelvisin alt ön kısmına (sympysis pubis) yapışır.
Kasıldığında gövdeyi öne çeker (fleksiyon).
Şekil 4-8. Karın kasları ön ve yan duvarı oluşturur.

M. quadratus lumborum: Omurganın bel kısmında her iki tarafta kaburgalarla pelvis kemiği arasındaki açıklığı kapatır. Tek taraflı kasıldığında gövdeyi aynı tarafa doğru eğer. Karın bölgesinin arka duvarını sınırlar.

Karın Yan Duvarı:
Üç tabaka halinde birbirini örten yassı ve geniş kaslarca oluşturulur.
M. Obliguus externus abdominis, M. obliguus internus abdominis, M. transversus abdominis kasları kaburgalarla pelvis arasında uzanırlar.

Gövdenin dönme (rotasyon) hareketini yaptırır. Karın bölgesi organlarını dış etkilerden korur. Diğer yandan, karın boşluğunda bulunan bazı organlar üzerine basınç yaparak idrar yapma, dışkı- lama ya da doğum gibi işlevleri kolaylaştırır.

Esaslar

Esaslar

Travell ve Simons’un ilk dört bölümde verdiği bilimsel ayrıntı düşünüldüğünde bu, hiç­bir tıbbi eğitimi olmayan insanlar için göz korkutucudur ve sadece oturup sayfaları çevirir­siniz. Bu bölümün amacı tetik nokta biliminin esaslarını özetleyip konu dışı insanların da günlük dille açıkça anlayabilmesidir. Sonuç olarak Travell ve Simons’un en dikkatli ve iyi desteklenmiş iddiaları burada özetlenmiştir. Eğer zamanınız varsa, Travell ve Simons’un ori­jinal eserini mutlaka okumanızı tavsiye ederim. Pek çok üniversitenin tıp kütüphanelerin­de iki ciltlik Tetik Nokta El Kitabı adlı eserlerini bulabilirsiniz. Eğer tıp çalışanı iseniz kita­bı alıp burada sunulandan daha derin araştırma yapmanızı tavsiye ederim. Bir doktor, bu eser olmadan kütüphanesini eksik kabul etmeli. Bu kitaptan yapılmış olan alıntılar paran­tez içinde (1999, 17, 26) şeklinde yıl ve sayfa numaraları verilerek belirtilmiştir. 1992 1. cil­din, 1999 2. cildin yayın yılıdır.

Yok Saymanın Bedeli

Travell ve Simons ağrının esas nedeninin tetik nokta olduğunu ve hâlâ pek çok doktor bunu bilmediği için halkın gereksiz yere acı çektiğini düşünmektedir. Bu nedenle tıbbi uygulamada ağ­rının tanı ve tedavisindeki yetersizlik, büyük boyutlu gereksiz harcamalara ve yaşam kalitesinin düşmesine neden olmaktadır. (1999, 12, 14, 36). Tetik Nokta ElKitab’ında, doktorların miyofa- siyel ağrıyı bilmemelerinden dolayı koydukları, aralarında göğüs ağrısı, apandisit, tenisçi dirseği (dirsekteki kasların yapışma yerinde ağrı) ve gerilime bağlı baş ağrısı gibi tanıların olduğu yirmi dört yanlış tanı örneği vermişlerdir (1999, 37). Sorun, miyofasiyel olduğunda hekimler bunu kü­çük, sanal veya yokmuş gibi kabul edip tedavi edilemez sınıfına yerleştirirler. Pek çok hasta, dok­tor veya sağlık çalışanı aslında çok kolay tedavi edilebilecek olan bir ağrıyla yaşamaya devam eder.

İlaçlar

Dr. Sidney Wolfe, En Kötü İlaçlar, En İyi İlaçlar (Worst Pills, Best Pills, 1999) adlı eserin­de doktorların ağrının geçirilmesi için çok sık narkotik ve diğer kimyasal maddeleri önermele­rinin sadece başka bir şey bilmemelerinden değil, ilaç firmalarının tıp dünyası üzerindeki aşırı baskısından kaynaklı olduğunu iddia etmektedir. Ağrı ve diğer durumlarda, halkın ilaç bağım­lılığının en büyük nedeninin milyarlarca dolar ilaç reklam bütçesi olduğuna inanmaktadır.

Wolfe, tüm ağrı kesicilerin potansiyel yan etkisi olduğuna ve yılda binlerce insanın bu ilaç­lar yüzünden öldüğüne dikkat çekmektedir. Şu anda reçete edilen en az 20 adet ilacın piyasa­dan çekilmesi gerekecek kadar tehlikeli olduğuna inanmaktadır. Diğer 39’unun ise sınırlı uy­gulanması gerektiğini belirtmektedir. Dr. Wolfe’nin çalışmaları, şaşırtıcı olarak doktorların en severek yazdıkları ilaçların yan etkileri hakkında habersiz olduklarını göstermektedir. İlaç ye­rine öncelikle etkinliği ispatlanmış ilaç dışı çözümlere yönelinmesini tavsiye etmektedir. Her­hangi bir nedenle düzenli ilaç almak zorunda olanlar, Dr. Wolfe’nin kitabını çalışmalıdır. Çok yüksek oranda ilacın kemik ve eklem ağrısı gibi yan etkileri bulunmaktadır. Kronik ağrınızın nedeni, devamlı kullandığınız ilacınız olabilir.